Tiffany & Co” ve “Lüks Tüketimin Öncüsü Louis Vuitton” Karşı Karşıya - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Tiffany & Co” ve “Lüks Tüketimin Öncüsü Louis Vuitton” Karşı Karşıya

Paris merkezli lüks modanın tüketim öncüsü Louis Vuitton’un çatı şirketi olan ve C. Dior, M. Jacobs, Bulgari, Fendi gibi markaları da bünyesindebarındıran LVMH grubunun pandemi etkisiyle, New York merkezli lüks mücevher devi Tiffany & Company’yi satın almayı öngören ve 24 Kasım 2019 tarihinde imzalanan anlaşmadan cayması üzerine yaşanan kriz, dünya gündemine bomba gibi düştü. Amerikan şirket Tiffany & Co’nun krizi yargıya taşımasından sonra, süreci hızlandırmaya yönelik talebi de mahkeme tarafından kabul edilince, ABD ile Fransa’yı karşı karşıya getiren davada kritik bir gelişmeye tanıklık edildi. Anlaşmadan cayan Fransız LVMH’e karşı açılan davanın 2021 yılı Ocak ayında başlayacak ve dört gün sürecek duruşma ile Delaware eyaletinde görülecek olduğu bildirildi. Henüz tamamlanmayan duruşmadan önce, yaşanan krizi ele aldığımızda, acaba kim haklı? Fransız lüks moda öncüsü Louis Vuitton mu, Amerikan lüks mücevher devi Tiffany & Co. mu? Lüks tüketim endüstrisi tarihinin gelmiş geçmiş en büyük satın alımı gerçekleşemeden tarihin tozlu sayfalarına mı karışacak?

Yıllardır Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku kapsamında pek çok dava ile gündeme gelen ve dünyanın her yerinde taklitleri ile başı dertte olan Louis Vuitton (LVMH), son yıllarda dünyada lüks mücevher sektöründe rakiplerine ciddi fark atan Tiffany & Co. markasını bünyesine rekor bir fiyat değeri olan yaklaşık 16 milyar dolarlık bütçe ile dahil edeceğini dünya basınına duyurdu ve satın alımın gerçekleşmesi için son tarih 24 Kasım 2020 olarak kararlaştırıldı. Ancak pandemi sebebiyle yaşanan problemler, dünyayı etkilerken modaya yön veren bu iki markayı da es geçmedi; global düzeyde yaşanan mağazaların kapatılması, satışların azalması ve özellikle ABD tarafından AB ülkelerinden gelen mallara uygulanacak vergi düzenlemesi gibi nedenler ile Tiffany & Co. markasının piyasada %9, satış bazında ise %44 oranına yaklaşan düzeyde değer kaybetmesi, LVMH grubunun anlaşmayı ileri bir tarihe ertelemesine ve anlaşmanın akıbetinin belirsiz şekilde kalmasına yol açtı. Bunun üzerine Amerikan şirket Tiffany & Co, bazı kısıtlamalar altında faaliyet yürütmek zorunda kalmasına ve sermaye harcamasının engellenmesine sebep olan satın alma anlaşmasının varlığından ötürü uğradığı zararlar ile birlikte LVMH grubunun Tiffany & Co’yu kabul edilenden daha düşük bir fiyata almaya çabaladığına da vurgu yaparak, New York merkezli uluslararası hukuk bürosu Sullivan & Cromwell’den R. Pepperman aracılığı ile beyanlarda bulundu ve hukuki yollara başvurdu. Öte yandan Fransız Hükümeti’nin baskısı dahilinde Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen mektup ile ABD’nin gümrük vergileri tehdidinin vurgulanmasının, bu vazgeçiş için en büyük etken olduğu da kulislerde dolanmaya başlamıştı ki Fransız şirketin mali işler başkanı J.J. Guionny “Fransız devleti müdahalesi ile anlaşmayı tamamlamaktan men edildik” açıklamasında bulunarak bu durumu tasdikledi fakat çoğunluk görüşe göre mektubun zorunluluktan ziyade politik mesaj taşıyan bir tavsiye niteliğinde olduğu, Fransız  lüks marka öncüsünün bu mektubu anlaşmayı yerine getirmemek için bahane olarak kullandığı düşünülmekte çünkü hatırı sayılır bir kısım; Fransız şirket LVMH’in, pandemi nedeniyle eskisi kadar değerli olmadığı bilinen Amerikan marka Tiffany & Co’yu daha ucuza almak istediğini savunmaktadır. Delaware eyaletinde görülen davada mahkeme başkanı, LVMH’nin pandemiyi de öne sürerek “davanın hızlandırmak için fazla karmaşık olduğu” yönündeki itirazını kabul etmediği gibi, Fransız şirketin aksine Tiffany & Co’nun süreci hızlandırmaya yönelik talebini kabul ederek, ABD ile Fransa’yı karşı karşıya getiren davada kritik bir gelişmeye sebep verdi.

Lüks moda endüstrisine yön veren bu iki markanın daha eşi benzeri görülmemiş emsal nitelikteki hukuk savaşını izlerken, arka planda da Avrupa’nın gözde ülkelerinden Fransa ile dünyada sözü geçen ABD’nin politik savaşına tanıklık edeceğiz. 2020 yılına damga vuran ve etkisi ilk günlerinde olduğumuz 2021 yılını da şimdiden saran bu davanın duruşmasının Ocak ayının ilerleyen günlerinde tamamlanmasından sonra; manşetlerde, mücevher devinin haklı iddiaları mı yoksa Fransız öncünün haklı vazgeçişi mi yer alacak? Basında ve podyumda Amerikan asıllı Tiffany & Co’nun zafer adımlarının sesini mi, yoksa Fransız asıllı LVMH’in kazanma naralarını mı duyacağız? Tüm bu soruların cevabı için meraklı gözler, henüz sonuçlanmayan mahkeme sürecinde.

Meliha Şeyda Çavuşoğlu

Meliha Şeyda Çavuşoğlu

Bahçeşehir Üniversitesi

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore