Tescilsiz Bir Saddle Bag Mi? - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Tescilsiz Bir Saddle Bag Mi?

Dior! Markanın ismini duyduğunuzda aklınıza gelen şeylerden biri kuşkusuz “Saddle Bag”. 2000’li yılların başında pek çok tarza yön vermiş olan bu model, eski gücüne kavuşup sahalara geri döndü. Öyle ki stilistlerden influencerlara kadar herkesin omzunda bu çantayı görmemiz mümkün. 1990’lı yılların maksimalist yansımalarına ayna olan Saadle Bag, o dönemin ruhuna anında adapte olarak Dior vitrinlerinde kendini boy boy göstermişti. Modelin asıl dikkat çekmesi ise markanın, çantayı 2001 İlkbahar-Yaz defilesinde görücüye çıkartmasıyla oldu. Hafif şişkin yapısı, taktığınız zaman kol altını dolduran formuyla bir klasik haline geleceğinin sinyallerini bize veriyordu. Saddle Bag bizi yanıltmadı ve beklentileri fazlasıyla karşıladı. Modelin öncüsü ise Paris Hilton oldu. Bir doğum günü çıkışında, tenini açıkta bırakan ve iplerle saran beyaz atletini şık kılan, çantasıydı. Çantası kendisini fazlasıyla belli ediyordu zira saplarındaki altın “C” ve “D” harfleri, patlayan flaşların ışığında parlıyordu. Hilton, modelin monogramlı versiyonunu tercih etmişti.

Dior’un kreatif direktörü John Galliano, modelin bu başarısından sonra Saddle Bag’in farklı desenlerini de piyasaya sundu. Gazete baskılı, satenli ve denim kumaşlı edisyonlarıyla Saddle Bag artık herkesin dilindeydi. Markanın önceki senelere göre geride kalan aksesuar satışları listelerde başı çekmeye başlamıştı. Saddle Bag resmen zirvedeki yerini hazırlıyordu. Modelin popülaritesini arttıran bir başka isim de Sarah Jessica Parker’dı! Sex and the City’nin  ölümsüzleşen karakteri Carrie Bradshaw’a hayat veren oyuncunun favori çantası Saddle Bag’di. Bu sayede model “it bag” haline geldi. Dizinin 2000 yılında yayınlanan bir bölümünde Carrie, Aidan ile çıktığı romantik buluşmasında, kombinini pembe-beyaz desenli bir Saddle Bag ile bütünleştirmişti.

Model, bu kadar gündemdeyken zamanla trend basamaklarından bir bir yuvarlanmaya başladı. Dergiler, diziler, filmler derken Saddle Bag’i her yerde görmeye alışık olduğumuz kareler geride kaldı. 2000’lerde altın çağlarını yaşayan ve satış listelerini alt üst eden model, eskisi gibi rağbet göremeyince değerini kaybetmiş oldu. Hatta Dior çantanın üretimini bir süre durdurdu. Derken -aradan geçen 18 yılın sonunda- Christian Dior ilk kadın artistik direktörü olarak Maria Grazia Chiuri’yi atadı. “Dior kadını artık çok farklı!” görüşünü savunarak kadınların gücüne güç katan Chiuri, koleksiyonlarında feminizme dair verdiği mesajlarla yepyeni bir dünya yarattı. Bunun da ilk adımlarını Saddle Bag’i dirilterek atmış oldu: Klasik modele çağdaş izler kazandırarak 2018 Sonbahar-Kış koleksiyonuna özel iki kapsül sundu. Çantanın kumaşında yer alan “barış” ve “aşk” yamaları ise 1970’lerden ilham alınarak hazırlandı.

Sosyal medyada yankı uyandıran bu geri dönüşün yüzleri influencerlar oldu. Marka, Saddle Bag’le küllerinden bir kez daha doğdu ve bunu kutlamak için 100 sosyal medya yüzüyle anlaştı. Global bir tanıtımın hemen sonrasında, anlaşma imzalanan isimler kendilerine gönderilen Saddle Bag’lerle bir bir fotoğraf paylaşmaya başladı. O dönemlerde planlanan strateji gayet etkili olacak ki çantanın, Google üzerinden aranma oranı %1000 oranında arttı. Böylelikle Saddle Bag, yeniden canlandı.

Marka ilk çıkışından 20 yıl sonra, ikonik D siluetli tasarımının tescili için ABD Patent ve Marka Ofisi’ne (USPTO) başvurdu. Hermes’in Birkin ve Kelly’si, Fendi’nin Baguette’inden sonra Dior da Saddle modeliyle kendini benzersiz kılmak istiyordu. Ancak, USPTO Saddle Bag modelinin “markaya özgü bir tasarım içermediği” gerekçesiyle markanın bu tescil talebini reddetti. Modelin tüketici nezdinde markayla özdeşleşmesi, moda hukukunun, tescil yolunda aradığı önemli hususlardan biridir. Mesela kırmızı taban gördüğümüzde aklımıza ilk olarak Christian Louboutin’in gelmesi gibi. Peki, siz tüketici olarak Dior’un Saddle Bag modelini markayla özdeşleştiriyor musunuz?

9 Mart 2021 tarihinde yayınlanan raporda USPTO markanın, tescil talebini, ayırt edicilik unsuruna ilişkin kanıt eksikliği nedeniyle reddetti ve Dior’dan “tasarımın özgün olduğuna dair beş yıllık bir delil belgesi” istedi. Bunun üzerine USPTO’ya bir mektupla geri dönen marka,  “Saddle Bag modelinin dünyanın en ikonik tasarımlarından biri olduğunun” altını çizdi fakat USPTO yine de bunu uygulamalı olarak görmek istediğini belirtti. Dior’un USPTO’nun talebine cevap vermesi için tam 6 ayı var.

Belirtmek gerekir ki bu, USPTO’nun markaya verdiği ilk ret değil. Markanın başvurusu; 2020 yılının önce mart ayında, ardından da ağustos ayında geri çevrilmişti. Dior’un Saddle Bag uğruna verdiği üçüncü tescil girişiminin başarılı olup olmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Sizce marka bu sefer istediği zafere ulaşabilecek mi?

Zülal Ayyüce

Zülal Ayyüce

Co-Founder of I Law Fashion Online Magazine

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore