Rakamlarla Salgının İlk Aylarının Moda Sektörüne Etkisi - I LAW FASHION
Yukarı

Rakamlarla Salgının İlk Aylarının Moda Sektörüne Etkisi

Bugünlerde, standartların çok dışında, zor günler geçirmemize sebep olan COVID-19 Salgını ile mücadele etmeye çalışıyoruz. Bu küresel mücadele hem bireysel, hem kitlesel çabalarla devam etmekte. Salgın sebebiyle değişen hayat standartlarının etkilerinin, dünyanın dört bir yanında yaşayanlar için aynı olduğunu düşündüğümüzde, tüm bunların başlıca bir alana olan etkilerinin nasıl olacağı hususundaki merak da artıyor: Ekonomi. Hemfikir olduğumuz bir nokta var, hiç de iyi olmayacak. Sektörler üzerindeki etkilerini şimdiden kapatılan restoranlardan ve kafelerden kolayca anlayabiliyoruz. Bu halde moda sektörünün de diğerleriyle birlikte olumsuz etkileneceğini tahmin etmek hiç de zor değil. Dünyanın en kapsamlı moda haftalarının, galaların ve benzer moda etkinliklerinin iptal oluşu ve dükkanlarını kapatmaya sürüklenen onca büyük marka… Peki neden?


Büyük bir sorun olarak, ‘Çin’!


Fotoğraf : Bain

Dünya Ticaret Örgütü’nün 2019 verilerine göre, Çin dediğimizde; hazır giyim, konfeksiyon, tekstil ve ev tekstili ihracatları toplamı yaklaşık 840 milyar USD olan bir pazardan bahsediyoruz. Aynı zamanda Korona virüsün ilk ortaya çıktığı ülke olan Çin, ona rakip olmaya çalışan ülkelere rağmen her yıl üretim hacmini biraz daha artırarak dünyanın en büyük tekstil üreticisi ve ihracatçısı sıfatını korudu. Tekstil ihracatında da hazır giyimde de başı çeken ülkenin Çin oluşu, Dünya Moda Sektörü açısından bu kaynaklarda yaşanacak ihracat sıkıntısının yanında üretim sıkıntısını da beraberinde getirecek.

Çin, toplam ihracatın 1/3’inde fazlasını elinde tutmakta. Son veriler bizlere bunları göstermekte iken, salgının kırmızı noktası olan Çin, ekonomik anlamda gelirlerinin %90’ını oluşturan ve içerisinde tekstilin de bulunduğu bu sektörler açısından, en azından 2020’nin ilk çeyreğinde, tam anlamıyla bir yıkıma uğradı. Haftalık bakanlık raporlara göre Çin’de, sektörel bazda çalışan işletmelerin %57’si ve endüstriyel bazda çalışan işletmelerinse neredeyse %76’sı siparişlerin, kendi iç işleyişlerini sağlayabilmek açısından yetersiz olduğunu bildirdi.

Fotoğraf : RBC Capital

Bunların üzerine Çin hükümeti üretime destek açısından önemli adımlar attı ve Mart’ın son haftası itibari ile Çin Ulusal Tekstil ve Hazır Giyim Konseyi tarafından yayınlanan verilere göre; 13 Mart itibariyle kilit tekstil endüstrisinin %70’i işe geri döndü. 23 Şubat tarihli verilerle karşılaştırıldığında, işletmelerin getiri oranları %71.7 artış gösterdi ve bu her geçen gün artmakta. Çin’de, büyük markaların mağazalarını virüs krizinin ardından müşterilerine açmaya başladıkları ve hatta belirli skalalar ile rekorlara imza atmaya başladıklarını okusak ve duysak da bu durumun ne kadar stabil devam edeceği konusu oldukça tartışmalı.


Dünyada neler oluyor?

Fotoğraf : Refinitiv

McKinsey Glabal Moda Endeksi’nin ABD, Kanada ve Avrupa bazlı araştırmalarına göre, küresel koronavirüs salgını boyunca yaşanacak olan sokağa çıkma yasakları, modanın baş aktörlerini %80 oranında üzecek. Bu durumun incelemesini üç aylık bir süreç için yapan Endeks araştırmacıları; kriz öncesinde %34, 1 aylık sokağa çıkma yasağı durumunda %62, 2 aya uzadığı takdirde %80 ve 3 aylık sürenin sonunda %84’lük bir kötü etkilenmeden bahsediyorlar. Hatta 2020 yılı sonunda küresel moda endüstrisinin %30 gibi bir daralma yaşanacağı gerçeğini de gün yüzüne çıkarıyorlar. Modanın baş rol oyuncularının salgın süresince içinde bulundukları bu durum, tahminen 12 ila 18 ay aralığında birçok küresel moda şirketinin iflasıyla sonuçlanacak ve bunu, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından moda sektöründe görülmüş en büyük buhran olarak tanımlayabiliriz.

Ne yazık ki, 2021 yılında ayakta kalmayı başarabilen şirketler için pozitif büyüme oranları tahminen %1-4 olacak. Zaten araştırmalar, Ocak ve Mart ayları arasında dahi hazır giyim, moda ve lüks üretim sektörlerinde ortalama piyasa değerlerinin %40 oranında düşüşe geçtiğini gösteriyor -oldukça dik bir düşüş-. Her ne kadar online satışlar mümkünse de bunun sebeplerinden biri; salgın sırasında evlerinde kalan müşterilerin %75’inin alışveriş yaptıkları halde ilerleyen birkaç ayda maddi sıkıntı çekeceklerini düşünmeleri ve buna salgının yarattığı psikolojik ve sosyolojik birçok nedenin de eklenmesi.


Türkiye’de durum ne?

TEPAV (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) verilerine göre karantinanın teşvikinin sağlandığı ilk haftalarda, özellikle 13 Mart-27 Mart aralığında, Türkiye’de giyim ve aksesuar harcamalarında %77’lik bir düşüş yaşandı. Harcamalar, 1628 milyon TL’den 369 milyon TL’ye düştü. Grafikler incelendiğinde fark ediliyor ki, giyim ve aksesuar, sektörel bazda harcama dinamiğini çok da bozmadan, aşağı yukarı düz bir çizgide seyreden bir alan olmasına rağmen bu son tespit edilen düşüş çok ciddi ve keskin.


Hazırlayan : Hüsna Kübra YEŞİLDAL

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore