Rakamlarla Moda Hukuku - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Rakamlarla Moda Hukuku

Moda tarihini incelediğimizde, aslında moda hukukunun da moda tarihiyle birlikte geliştiğini gözlemlememiz mümkün. Örneğin 1800’lü yıllarda icat edilen dikiş makinesinin ilk mucidi Isaac Singer değildir ancak, Singer bugün kullandığımız dikiş makinesine benzer bir makinenin patentini ilk alan kişi olduğu için dikiş makinesi deyince aklımıza ilk gelen marka da Singer olmaktadır.

The History of Sewing Machines: An Invention That Spawned a Revolution |  Time

 Bir başka örnek vermemiz gerekirse, ‘Haute Couture’ün Babası’ olarak bilinen ve 1855 yılında Paris’e giderek House of Worth’u kuran Charles Frederic Worth tasarımlarının etiketlerine marka adını nakış atarak ayırt edilmesini sağlayan ilk isim olarak kabul edilir. Yani Worth, tasarımlarını kendi markası altında korumayı seçmiştir. 1800’lü yıllardan bugüne kadar moda tarihinin her noktasında moda hukukunu binlerce farklı örnekte bulabilmekteyiz. 

Moda Hukuku, başta Fikri Mülkiyet Hukuku olmak üzere, Sözleşmeler Hukuku, Uluslararası Ticaret Hukuku, Reklam Hukuku, Rekabet Hukuku ve İş Hukuku gibi birçok hukuk disiplinini içinde barındırmaktadır. Moda Hukuku, moda endüstrisi pazarında, bir ürünün kavramsal tasarım aşamasında bu ürün üzerindeki fikri ve sınaî hakların korunmasından, üretim, pazarlama-satış, tüketim ve sonrası aşamalarına kadar ki süreçlerde belirlenen stratejilerin hukuki zeminini oluşturma noktasında değer zincirinin tüm aşamalarında pratik zeminini bulan yeni bir hukuk dalı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi moda hukukunun tarihi de modanın tarihi kadar eskilere dayanmaktadır. Ancak, moda hukukunun ayrı bir hukuk dalı olarak kavramsallaştırılması nispeten yenidir. 2004 yıllında bir grup Fransız hukukçu ‘’lüks hukuku’’ isimli eki ‘’Revue Lamy Droit des Affaires’’ adındaki Fransız hukuk dergisinde yayınladı. Bu ekte moda ve lüks ürün endüstrisine ilişkin vergi yasaları gibi birçok konuya değinildi ve tam olarak hukuk ile moda arasında bağ kuruldu. Bu yayın aslında moda hukukunun tam olarak hukuk dünyası literatürüne tanıtılmasıydı. Bunu takiben, 2006 yılında Fordham Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü Susan Scafidi ‘’Moda Hukuku’’ isminde dersi resmi olarak vermeye başlamasıyla moda hukuku resmiyet kazanmış oldu. Bunu takiben, Moda Hukuku Enstitüsü Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Av. Erdem Eren de 2012 yılında İstanbul’da bu alanda dünyada kurulan ikinci enstitüyü kurarak moda hukukunun globale yayılmasını sağlamıştır. https://hbrturkiye.com/blog/modanin-yumusak-karni

Dünyada Moda Hukuku

2010 yılında sadece moda hukuku alanında eğitim veren ilk kurum olan moda hukuku enstitüsü New York’da kuruldu.  O zamandan beri birçok üniversite ve enstitüde bu alanda eğitimler verilmekte. Bu üniversiteleri belirtmekte yarar görmekteyiz. Bunlar sırasıyla: University of MilanUniversity of Insubria, the Instituto Brasileiro de Negócios e Direito da Moda, University at Buffalo Law SchoolBenjamin N. Cardozo School of LawNew York Law SchoolNew York University, the Fashion Law Project at Loyola Law School, the annual Fashion Law Week at Howard University,  and McGill University Faculty of Law.  Dünyadaki ikinci moda hukuku enstitüsü olan İstanbul moda hukuku enstitütüsü de dünya genelinde tanınan eğitim merkezlerinden bir tanesidir.

2010 yılından itibaren her geçen gün bu konudaki bilinç ve eğitim artmaktadır. 2011 yılında New York barosu içerisinde moda hukuku komitesi kurulmuştur. Londra ve Paris’te de moda ve iş dünyasına ilişkin çok fazla eğitim verilmektedir.

Moda hukukunun tarihi serüveninden bahsettikten sonra, gelin bu sürece en hızlı hangi ülke reaksiyon verdi buna bakalım.  Veriler ışığında değerlendirirsek, ilk enstitü Amerika Birleşik Devletleri topraklarında kuruldu. Bunun akabinde bu alandaki ilk ders de bu topraklarda verilmeye başlandı. Dünya üzerinde bir baro içerisinde moda hukuku özelinde departman da yine ilk defa New York’ta kuruldu. Bu hukuk dalına en hızlı reaksiyon verenin ABD olduğunu söylemek zor olmayacaktır. Bunu takiben, ilerleyen yıllarda 23 enstitü kurulmuş ve 8 farklı ülkede moda hukuku ile bağlantılı yüksek lisans programları hayata geçmiştir. Bu alanda ABD lider konumunu korumaktadır. 

Bu alanda en dikkat çeken eğitim üssü enstitüler olmuştur. Sadece 7 yıl içerisinde 5 kıta, 18 farklı şehirde enstitüler kurulmuştur. Bunlar sırasıyla: ABD, Türkiye, Birleşik Krallık, İtalya, Güney Afrika, Uruguay, Şili, Brezilya, İsveç, İspanya, Portekiz, Rusya, Finlandiya, Kanada ve Ukrayna’da kurulmuştur.

Fikri mülkiyet hukukunun başını çektiği bu yüksek lisans programları dışında dünya üzerinde doğrudan moda hukuku özelinde yüksek lisans programı ise üç tanedir.  

Bunları belirtmek gerekirse: 

Oldukça nevi şahsına münhasır olan ve diğer hukuk dallarına nazaran çok daha renkli ve heyecan uyandıran bu hukuk alanı aslında birçok farklı mecrada işlenmektedir. Bu alanda en çok eser belgesel türünde olmaktadır bunun yanında moda, iş ve finans dünyasıyla alakalı çeşitli film ve kitaplara da erişebilmekteyiz. Hukuk dünyasının o gri yüzünden sıkılan birçok hukukçu ile birçok alandan beslenmekten keyif alan tasarımcıların ortak buluşma noktası bu alanda çok farklı eserlerin ortaya çıkması da şaşırtmamaktadır. 

Her geçen gün ilgisini arttıran bu hukuk dalı geleceğin hukuk alanları arasında gösterilmektedir. İstatistiki veriler ışığında yaptığımız değerlendirmeye göre kurulan eğitim merkezlerinin sayısı katlanarak çoğalmaya devam edecektir. Buna göre tahminlerimizce 2030 yılına geldiğimiz zaman dünya üzerinde 70 den fazla bu alanda eğitim merkezi kurulmuş olacaktır.

Peki nedir bu alanı bu kadar özel kılan? Neden her geçen gün ismini daha çok duyuyoruz? Av. Erdem Eren’in de Harvard Business Review Tr yazısında bahsettiği üzere son 2 yıldır ‘‘teknolojik gelişmelerin hızlanması moda sektöründeki inovasyonları da aynı ölçüde hızlandırdı. Bugün, bir insanın DNA’sını laboratuvar ortamında deriye dönüştürüp giysiler, aksesuarlar yapma şansımız var; mevzuatlar bunun yapılmasını engellemiyor. … Sosyal medyadaki kişilerin beğenilerine ve etkileşimlerine göre oluşturulan koleksiyonun yaratıcısı bir yapay zeka olabiliyor. Peki ya bu yapay zeka üzerinden doğacak haklar neler olacak ve hak sahipliği nasıl belirlenecek?’’ (link: https://hbrturkiye.com/blog/modanin-yumusak-karni)

Son olarak sizlerle 2020 yılının en çarpıcı davalarını inceleyerek yazımıza son verelim.  

  • Tiffany & Co, Costco’ya karşı açtığı davada marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve taklitçilik gibi çeşitli sebeplere dayanarak onlarca miyon dolarlık tazminat talep ediyor. Costco’nun birçok üyesine “Tiffany” markasına kullarak ve karışıklığı yol açarak bunların gerçek Tiffany ürünleri olduğu izlenimini bıraktığını savunuyor. Costco ise açtığı karşı davada marka hakkına tecavüzü ve taklitçiliği redderek haklı kullanımda olduğunu savunarak, “Tiffany” markasının jenerik olmasına dayanarak hükümsüzlüğünü talep ediyor.
  • Valentino ile aralarındaki hukuki olarak bağlayıcı anlşama gereği Mario Valentino “Valentino” kelimesini, içerisine tam adı olan Mario Valentino yazılması şartıyla, çanta gibi çeşitli ürünlerinin üzerinde kullanma hakkına sahip. Bunun sonucunda ise Valentino hukuki olarak bir çok ürünün üzerinde “Valentino” kelimesini kullanmaktan yoksun kalıyor. Süregelen davanın son duruşmasında Mario Valentino, Valentino’nun pazardaki hakim finansal pozisyonunu kullanarak, uzun süren masraflı davalar ile kendisinin pazar dışı edilmeye çalıştığını, çünkü kendi öncelikli marka hakkı kullanımının Valentino’nun gelişiminin önünde bir engel teşkil ettiğinin ileri sürdü.
  • 2020’de Amazon, Valentino Kf Beauty gibi markalarla işbirliği içerisinde taklitçiliğe karşı savaşını sürdürdü. Kasım ayında iki influencer’a ve yaklaşık bir düzine satıcıya karşı dava açan Amazon bunların tespitini taklitçiliğe karşı geliştirdikleri güçlü anti-taklitçiliklik kontrolleri sayesinde yaptığını belirtti. Açılan davalar halen devam etmekle beraber, bunun gibi davaların artması da bekleniyor, son yıllarda Amazon’un tüketiciler ve markalar nezdinde taklit ürünler sebebiyle şikayetleri oldukça artmaktaydı, açılan davaların da Amazon tarafından yürütülen geniş çaplı bir imaj çalışmasının parçası olduğu iddia ediliyor. 

Moda endüstrisine damga vurmuş bu beş farklı davayı da incelemenizi tavsiye ederiz.

  1. Star Athletica v. Varsity Brands
  2. Puma v Forever 21 
  3. Apple v. Samsung
  4. Louis Vuitton v. My Other Bag (Parody defense)
  5. The Richemont Internet Cases (Internet Service Providers)

Sonuç olarak, her yıl onlarca moda endüstrisinin temel taşlarını yerinden oynatan milyonlarca dolarlık davalar görülmektedir. Modanın ticari yaşamdan, oynadığımız oyunlara kadar her alana tesir ettiği su götürmez bir gerçektir. Onlarca hukuk disiplinini içerisinde barındıran bu davalarda hakim rol oynamak her hukukçunun hayali olsa gerek. Özetle nedir bu moda hukuk dersek, global düşünebilen ve renkli bir dünya arayan hukukçuların uzun yıllar uğrak noktası olacak bir hukuk dalıdır moda hukuku. 

Nejat Güvensoy

Nejat Güvensoy

Co-Founder I Law Fashion

Beliz Türkmen

Beliz Türkmen

Student Representative Moda Hukuku Enstitüsü

Ata Öküzcüoğlu

Ata Öküzcüoğlu

Student Representative Moda Hukuku Enstitüsü

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore