Parfüm Tesciline Konu: Koku mu Şişe mi? - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Parfüm Tesciline Konu: Koku mu Şişe mi?

Fransız grup şirket LVMH çatısı altında bulunan dünyaca ünlü Christian Dior markasının, Çin’de verdiği yaklaşık 6 yıllık marka tescil mücadelesinde nihayet son aşamaya gelindi.

Dior, 1999 yılında J’adore isimli parfümünü yine kokusu kadar dikkat çekici şişe tasarımıyla piyasaya sürdü ve ilk günden büyük beğeni topladı.

Dior’un hukuk mücadelesi ise 2014 yılında J’adore parfüm şişesinin Çin’deki marka korumalarına tabi olması için üç boyutlu marka tescil başvurusunda bulunmasıyla başladı.

Dior’un avukatları, J’adore kokusu için kullanılan şişenin su damlası tasarımı için yaptıkları tescil başvurusunu Temmuz 2015’te Çin Marka Ofisi’nin reddetmesinden bu yana büyük bir hukuki mücadele yürüttü. Reddedilme gerekçesi ise, parfüm şişesinin tasarımı ve şekli, marka olabilme kriterlerini sağlamadığıydı.

Çin Marka İnceleme ve İhale Kurulu kararı (“TRAB”)’na itiraz eden Dior, ilk kez 1999 yılında piyasaya sunulan ve Dünya Fikri Mülkiyet Ofisi (WIPO) ile Amerika Patent ve Marka Ofisi’nin (USPTO) marka korumasına sahip olan J’adore parfüm şişesinin kendine özgü şeklinin Çin’de de özel koruma altına alınması gerektiğini savundu.

TRAB, şişenin ürünün kaynağının bir göstergesi olmadığını bilakis likörler için ortak bir şekil olarak görülmesi gerektiğini ve Dior’un sunduğu kanıtların şişenin şeklinin ayırt edici nitelikte olduğunu göstermede yeterli olmadığını belirtti.

Dior’un yerel danışmanı Li Fengxian, markanın J’adore parfümünün 1999 yılında Çin pazarına girdikten sonra tüketiciler arasında popüler hale geldiğini vurgulayarak şişenin görünümünün birçok tüketicinin zihninde Dior markasını kolaylıkla çağrıştırdığını öne sürdü. Bu yüzden Çin marka yasalarına göre üç boyutlu şeklin koruma elde etmesi gerektiğini savundu.

Çin Yüksek Halk Mahkemesi, Dior’un marka başvurusunun tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle de şişe şeklinin pazarda kullanım yoluyla ayırt edici özellik kazanmasının mümkün olduğunu belirterek ayırt edicilik meselesinin yeniden ele alınması gerektiğine hükmederek moda markası lehine karar verdi.

Söz konusu Dior davasının önemi ise diğer benzer davalara örnek teşkil edebilecek nitelikte bir emsal karar olmasında.

‘’Yasal uygulamayı standartlaştırmayı ve yargılamada tek tip bir kriter oluşturmayı” hedefleyen Yüksek Halk Mahkemesi, Michael Jordan’ın uzun süreli marka mücadelesinin de yer aldığı  “Yol Gösterici” davalar listesine son olarak Dior davasını da ekledi.

Çin’in Tsinghua Üniversitesi’nde Fikri Mülkiyet Hukuku profesörü olan Cui Guobin, “Karar ayrıca ticari marka yasalarımızı iyileştirmenin gerekli olduğunu ima ediyor.” dedi.

Dünyadaki hukuk sistemlerinde henüz kokuların tescil edilebileceğine ilişkin bir yasal düzenleme mevcut değil. Dolayısıyla parfüm markaları çareyi, yarattıkları kokuları için tasarladıkları ambalajları, şişeleri tescil ettirmekte arıyor. Örneğin, Coco Chanel, meşhur Chanel No:5 kokusu için marka tescili alamamış, çareyi parfümü koyduğu şişenin 1969 yılında tasarım tescilini almakta bulmuştu. Hemen hemen her parfüm markasının taklit kokusunun bulunduğu doldurma parfüm satan yerlere karşı koku tescilini elde edemeyen parfüm markaları için bu tescil yöntemi, kokularının taklit edilmesini önlemede ne kadar işe yarar tartışmalı.

İçerik: Sena DURU

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore