Modellik–Mankenlik Sözleşmeleri - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Modellik–Mankenlik Sözleşmeleri

Giyim ve moda dünyasında en az tasarımcılar ve markalar kadar göz önünde bulunan, yeri geldiğinde isimlerini günlerce konuştuğumuz modellerin bu sektörde var olmalarını sağlayan “modellik-mankenlik sözleşmeleri” moda hukuku açısından değerlendirilmeye muhtaç bir konu olarak ortaya çıkmaktadır. Gerçekten de modellerin bir kısmı adlarından bahsettirecek üne ajanslarının doğru aracılık faaliyeti sonucu imzaladıkları sözleşmeler aracılığıyla haklarını koruyarak ulaştılar. Ancak bu mesleğe sahip, görünmeyen büyük bir çoğunluk anayasal haklara varana kadar büyük bir hak gaspı yaşamaktadır. Take ir or leave it mantığına dayalı genel işlem şartı olarak hazırlanan sözleşmeler modellerin görüşme veya pazarlık imkanını kısıtlayarak önlerine koyulmakta ve imzalamaları beklenmektedir. Bu sözleşmelerde modeller fotoğraf ve görüntülerinin telif haklarını ajanslara veya işverenlerine devretmeyi kabul etmekte yahut başka ajanslarla çalışmayı engelleyecek “rekabet etmeme” hükümlerini onaylamaktadırlar. Bu hükümlerin hukuki anlamda modeller için ne gibi hüküm ve sonuçlar doğurduğunu ve yerindeliğini dünyadaki gelişmeler ile birlikte inceleyeceğiz.

Dünyada modellerin moda hukuku kapsamında haklarının korunmasına yönelik gelişmeler neler?

Modeller imzaladıkları sözleşmeleri gereği çoğu kez şehir şehir gezmekte ancak ekonomik anlamda kazançları sınırlı kalmakta ve hatta borçlu bir şekilde seyahatlerini tamamlamaktadır. Ajanslar yolculuk ve konaklama masraflarını dahi karşılamamaktadır. Sadece bununla sınırlı olmayarak modeller cinsel şiddet ve mobbing gibi hukuka aykırı eylemlerin odağı olabilmektedirler. Bu durum karşısında modeller, sosyal ve ekonomik haklarını koruyabilmek için dernekleşme ve sendikalaşma yoluna gitmektedir. Bunun ilk izlerinden biri 2012 yılında New York’ta The Model Alliance adı altında ortaya çıkmıştır. Amaçlarının hem yerel hem de global anlamda modellerin çalışma koşullarını iyileştirmek, eşit fırsatlar yaratmak ve sürdürülebilir bir moda endüstrisi oluşturmak olduğunu belirtmişlerdir.

The Model Alliance bir sendika olmadığını Amerikan Hukukunun modellerin sendikalaşmasına el verip vermediğinin net olmadığını belirtmiştir. Bir başka dernekleşme örneği Fransa’da ortaya çıkmıştır. Ekaterina Ozhiganova’nın yukarıda bahsi geçen motivasyonla kurduğu Model Law Union modellerin sosyal haklarını sınırlarını ortaya koymakta ve bu hakları savunmaktadır. Yayınladıkları manifesto ile amaçlarının yıllarca süren suiistimali, belirsiz uygulamaları ve iş kanunu ihlallerini önlemeyi amaçlamak olduğunu belirtmişlerdir. Modellerin kazançlarının yalnızca %33 civarında bir oranının kendilerine kaldığını, kalanın ise ajanslara sözleşmeleri gereği aktarmak zorunda olduğunun altını çizmiştir. Manifesto ayrıca modellerin fiziksel anlamda aşırı zayıflamalarına karşı çıkmakta, fiziki ve ruhsal sağlık durumlarının ajansları tarafından sigorta altına alınmasını istemekte, cinsel ayrımcılığa karşı çıkmaktadır. Türkiye’de modellerin sendikalaşması önünde hukuki bir engel yoktur. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.3 böyle bir sendika kurulması için herhangi bir izne gerek olmadığının altını çizer. Devam eden m.6 ise fiil ehliyetine sahip ve fiilen çalışan kişilerin sendika kurmasına el verir. Kurucularının kuruluşun merkezinin bulunacağı ilin valiliğine dilekçelerine ekli olarak kuruluş tüzüğünü vermeleriyle tüzel kişilik kazanır. 

Model ile Ajans Arasındaki Sözleşme

Moda Hukukunun İş Hukuku ile kesiştiği noktalardan birini Modellik-Mankenlik sözleşmeleri oluşturur. O halde bu sözleşmelerinin tanımlanması ve ne şekilde yapılması gerektiği önem arz eder. Ancak bundan evvel modelin ajansı ile olan hukuki ilişkisi de ortaya koyulmalıdır.

Model – Ajans – İşveren

Modeller, işverenleri ile aynı dili konuşmamalarından dolayı veya doğrudan onlara ulaşma durumlarının olmaması gibi çeşitli sebeplerle doğrudan işverenleri ile modellik sözleşmeleri yapma imkanını bulamazlar. Bu sözleşmelerin yapılması için ilk olarak aracı ajansları ile aracılık sözleşmeleri imzalarlar. Modellerin ajansları hakkında dikkat etmeleri gereken ilk husus İş Kanunu m.90’nın ve Türk İş Kurumu Kanunu m.17’nin emrettiği şekilde işverenleriyle yapacakları iş sözleşmelerine aracılık edecek bu kurumların özel istihdam bürosu şeklinde organize olup olmadığı hakkında bilgi edinmek olmalıdır. İş sözleşmelerine aracılık edecek kimselerin özel istihdam bürosu olarak örgütlenmeleri zorunluluktur.Türk İş Kurumu Kanunu m.17’nin son hükmüne göre özel istihdam büroları hakkında Türk İş Kurumu Kanunu’nda hüküm bulunmayan hâllerde, İş Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. O halde modeller ile ajansları arasındaki aracılık sözleşmesinin niteliği bu hükme göre belirlenecektir. Modellerin ajansları ile yaptıkları bu sözleşmelerin türünü esasen vekalet sözleşmeleri oluşturur. Bir noktada ajansın faaliyetinin simsarlık sözleşmesi veya acentelik sözleşmesi hükmünde olup olmadığı da tartışılabilir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu m.520/I’ya veya Türk Ticaret Kanunu m.105’e uygun olarak modellik ajansı modele bir iş sözleşmesi kurulması için aracılık yapmayı üstlenir ve modelin bu iş sözleşmesi sonucunda hak kazandığı ücretin bir kısmını komisyon olarak alır. Ancak Türk İş Kurumu Kanunu m.17/f.3 gereği aracılık faaliyetini arızi olarak yürütemez. Bu sebeple aradaki sözleşmenin arızi nitelik taşıyan simsarlık sözleşmesi olduğu söylenemeyecektir. Keza, Türk Ticaret Kanunu m.102 gereği acentenin müvekkilinin tacir olması gerektiği için model ile arasındaki sözleşmeye acentelik hükümleri de uygulanamaz. Eğer ki modellik ajansının işveren müvekkilleri tacirse ancak onlar arasındaki sözleşme acentelik hükümlerine tabi kılınabilir. Şu hususa da özellikle dikkat edilmelidir ki model geçici işçi olarak istihdam edilecekse o halde ajans ile aralarındaki sözleşme Özel İstihdam Bürosu Yönetmeliği m.3 kapsamında aracılık yükümlülüğünün de dahil olduğu bir iş sözleşmesidir.

Yukarıda bahsi geçen komisyona gelince; modellik ajansının tek kazancının bu komisyonlar olmadığı söylenebilir. Söz konusu aracılık sözleşmelerinde modellerin ajanslara kayıtlı oldukları dönem boyunca bir aidat ödemeleri de öngörülebilmektedir. Ancak söz konusu menfaat teminlerinin hukuka uygun olup olmadığı tartışılmalıdır. Türk İş Kurumu Kanunu m.19/f.1 “iş arayanlardan ve geçici iş ilişkisi ile çalıştırılan işçilerden her ne ad altında olursa olsun menfaat sağlanamaz ve hizmet bedeli alınamaz” şeklinde buyurmaktadır. Ancak söz konusu modeller olunca hükmün devamı ve Özel İstihdam Bürosu Yönetmeliği m.22 mankenliği ve fotomodelliği istisna mesleklerden saymış ve bu ajansın ücret/menfaat teminini hukuka uygun görmüştür. Ne var ki hükümde geçen diğer üst düzey mesleklere kıyasen modeller için getirilen bu hüküm onların ekonomik haklarını zedelemektedir.

Şekil olarak modellerin ajanları ile yaptıkları sözleşmeler Özel İstihdam Bürosu Yönetmeliği m.23 doğrultusunda yazılı şekle tabidir. Durum Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.187 ve m.200 bakımından da bir ispat kolaylığı sağlayacaktır. Aracılık sözleşmelerine modelin fotoğraf veya video görüntülerinin telif haklarının ajanslara devredileceği, diğer ajanslarla modelin anlaşma yapmasını engelleyen ve uyuşmazlık karşısında hangi mahkemelerin yetkili olacağına dair kayıtlar konulmaktadır.

Bu hükümlerin her birini hukuki anlamda kısaca değerlendirecek olursak; Fotoğrafların telif haklarının ajansa devrine ilişkin olarak getirilen bu hükümler esasen Fikir ve Sanat Eserler Kanunu m.86’da belirtilen fotoğrafta tasvir edilen modelin bu fotoğrafların ajans tarafından teşhir, ticaret veya başka amaçlarla kullanılabilmesi için vermesi gereken muvafakate ilişkindir. Burada sözleşmelerde bahsi geçtiğinin aksine bir devir ya da lisans tanıma söz konusu değildir. Çünkü Fikir ve Sanat Eserler Kanunu m.8 gereği hali hazırda fotoğrafın telif hakkının sahibi onu meydana getiren fotoğrafçı dolayısıyla ajans olacaktır.

Model muvafakat vermeden ajans fotoğrafları ne amaçla olursa olsun umuma açamaz veya depolayamaz. Aksi halde Türk Borçlar Kanunu m.49 ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanunu m.134, m.139 ve m.140 ayrıca Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.3/d kapsamında sorumluluğu doğacaktır. Ancak Özel İstihdam Bürosu Yönetmeliği m.25 muvafakate dayalı verilen veri ve belgeler iş sözleşmesi aracılığı çerçevesinde kaldığı sürece toplanabilir ve bunlardan faydalanılabilir.

Modelin diğer ajanslarla sözleşme imzalamayacağına ilişkin rekabeti engelleyici hükümlerin geçerliliği ise esasen aralarındaki sözleşmenin niteliğine bağlı olarak değerlendirilmesi gereken bir husustur. Eğer ki modelin ajansı ile arasındaki sözleşme vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilirse modelden müvekkili ile rekabet etmemesi beklenebilir.  Ancak modelin ajansla ilişkisi geçici iş ilişkileri kurmaya yönelikse ki modellik sözleşmelerinin geneli bu şekildedir, Özel İstihdam Bürosu Yönetmeliği m.6 gereği sözleşmeye, geçici işçi olan modelin başka bir ajanstan hizmet almasını ya da iş görme edimini yerine getirdikten sonra geçici işçi olarak çalıştığı işveren veya farklı bir işverenin işyerinde çalışmasını engelleyen hükümler konulamaz. Ajans ile model arasındaki yetki sözleşmesi ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.17 kapsamında değerlendirilir. Bu hükme göre bu şekilde bir sözleşme yapılamaz. Çünkü kural kapsamında yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Buna rağmen model ile ajans arasında bu sözleşme yapılmış ve yetki itirazında bulunulmamışsa dava sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde görülebilir.

Model ile İşveren Arasındaki Sözleşme

Model, moda ajansı kendisine işveren müvekkilinden bir sözleşme teklifi getirip bunu kabul ederse artık bir hizmet sözleşmesinin iş gören tarafı olacaktır. Başka bir ifadeyle model, ajansın bulduğu işverenle dilerse bir hizmet sözleşmesi yapabilecektir. Modelin işverenleri çeşitli moda markaları, panayır veya sergi sahipleri, fuara katılacak firmalar vb. olabilir. Modelin işvereni ile yaptığı sözleşmenin birer iş sözleşmesi olarak değerlendirip değerlendirilemeyeceği ise İş Kanunu’nun rehberliğinde ulaşılacak bir sonuçtur. İş Kanunu m.4’te açıkça bahsedilen istisnalar kapsamına girmeyen bu sözleşmeler doğal olarak İş Kanunu m.1/f.2 gereği iş kanuna tabi olacak ve iş sözleşmeleri olarak nitelendirileceklerdir. İş Kanunu m.8 ışığında tanım bulacak olursa; modellik-mankenlik sözleşmeleri modelin bağımlı olarak iş görmeyi, işvereninin de ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Modelin ajansı ise bu ücretten belli bir oranda komisyon alacaktır. O halde modellik – mankenlik sözleşmelerinde iş görme, ücret ve bağımlılık unsuru her iş sözleşmesinde olduğu gibi esaslı birer unsurdur.

Gerçekten de model işverenin emir ve talimatlarına uygun olarak çalışacak ve emeğinin karşılığında bir ücrete hak kazanacaktır. Modellik mesleğinin doğası gereği işveren modeli geçici iş ilişkisi kapsamında münferit birtakım organizasyonlar üzerine çalıştırmak isteyecektir. Bu organizasyonlar moda haftaları, münferit moda gösterileri, fotoğraf çekimleri, fuarlar, panayırlar, kutlamalar veya sergiler olabilir. Modeller ile işverenlerin geçici iş ilişkisi kurup kuramayacağına ve varsa ajansın bu durumda ne yükümlülükler üstleneceğine ise aşağıda değineceğiz.

Geçici İş İlişkisi ve Çağrı Üzerine Çalışma Modeli

İşveren modellik-mankenlik sözleşmelerinin birçoğunda olduğu gibi geçici iş ilişkisi ile model istihdam etmek istiyorsa anlaşacağı ajans ile Özel İstihdam Büroları Yönetmeliği m.6/f.2 gereği yazılı bir işçi sağlama sözleşmesi kurmalıdır. Elbette özel istihdam bürosu ajans da geçici iş ilişkisi sağlamak üzerine tüm kanuni izin ve yetkileri almış olması gerekmektedir. İşverenin modelle yapacağı sözleşme de aynı hüküm gereği yazılı olacaktır. Geçici iş ilişkisinde dikkat edilecek hususlardan biri de yönetmelik gereği ajansın da işveren pozisyonunda olması ve model işçisini işverene yukarıda bahsi geçen geçici işçi sağlama sözleşmesi ile devredecek olmasıdır. O halde ajans, modelin hak ve çıkarlarını bir işveren titizliğinde gözetmeli ve ücretlerinin ödenip ödenmediklerini takip etmelidir. 

Tüm bunlarla birlikte geçici iş ilişkisi için İş Kanunu’nun m.7’deki şartları da harfiyen yerine getirilmelidir. Hüküm doğrultusunda sözleşmede geçici işçi olan model ile yapılacak iş sözleşmesinde, modelin ne kadar süre içerisinde işe çağrılmazsa haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebileceği belirtilecek ve bu süre üç ayı geçemeyecektir. Belirli süreli iş sözleşmesinde belirtilen sürenin dolmasına rağmen geçici iş ilişkisinin devam etmesi hâlinde, geçici işçi çalıştıran işveren ile işçi arasında sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi kurulmuş sayılır. Bu durumda özel istihdam bürosu olan ajans, modelin geçici iş ilişkisinden kaynaklanan ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden sözleşme süresiyle sınırlı olmak üzere sorumludur.

İşveren modeli yukarıda bahsi geçen organizasyonlar için çağrı üzerine çalıştırmak istiyorsa İş Kanunu m.14’ uygun hareket etmesi gerekmektedir. Hükme göre: İşveren ve model hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde ne kadar süreyle çalışacağını belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede model çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır. Modelden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, modelin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine model iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda modeli günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.

Tarafların Hak ve Borçları

Uygulamadaki modellerin geçici iş ilişkilerinin yoğunluğu gereği tarafların hak ve borçlarını kısa bir şekilde bu hukuki ilişki tipine göre belirlemekte fayda vardır. Bu hak ve yükümlülükler Özel İstihdam Bürosu Yönetmeliği m.9 ve devamında sayılmıştır. İlk olarak geçici işçi olan modelin hak ve borçlarına değinecek olursak; model işini özenerek ve işverenin haklı emir ve talimatlarına uyarak yapmalıdır. Bununla birlikte model, işverenin varsa vermekle yükümlü olduğu eğitimlere katılmak zorundadır. Model işverenine karşı işyerine ve işe ilişkin olmak kaydıyla kusuru ile neden olduğu zarardan sorumludur. Ayrıca model, işverenden özel istihdam bürosunun (ajansın) hizmet bedeline mahsup edilmek üzere avans veya borç alamaz.

İkinci olarak ajansın yani özel istihdam bürosunun hak ve borçlarından bahsedecek olursak; konusu modellik- mankenlik olan iş sözleşmelerine aracılık faaliyetleri sonucu komisyon alabileceklerine değinmiştik. Ancak ajans geçici iş ilişkisi ile model istihdam ediyorsa, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile İşsizlik Sigortası Kanunundan doğan yükümlülükleri, İş Kanunun 7’nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, yerine getirmek zorundadır.

Nihayet geçici işverenin hak ve yükümlülüklerinden bahsetmek gerekirse; işin icabı gereği geçici işveren modele talimatlar verir. Bununla birlikte iş kazası veya meslek hastalığı hallerinde bildirim yükümlülüğü ile karşı karşıyadır. Ayrıca bunlara ilişkin tedbirleri almak ve işçisinin bedensel ve ruhsal sağlığını gözetmek zorundadır. Geçici işveren modele iş görme edimin karşılığı olarak ücret öder.

Modellik – Mankenlik Sözleşmelerinin Sona Ermesi

Konusu modellik mankenlik olan iş sözleşmelerinin sona ermesi esasen diğer iş sözleşmelerinden farklı değildir. Özellikle de modelin geçici iş ilişkisi kapsamında işvereninin ajansı olduğu düşünülürse onunla arasındaki sözleşmeye de iş sözleşmelerinin sona ermesi halleri uygulanacaktır. Fesih dışında iş sözleşmesi; tarafların anlaşması sonucu, sözleşmede belirlenen sürenin dolması sonucu veya işçi-işverenin ölmesi sonucu sona erebilir. Ancak tarafların en çok uyuşmazlığa düştüğü sona erme hali fesih olduğu için kısaca bunun üzerinde durmakta fayda vardır. 

Modellik-mankenlik sözleşmelerinin belirli süreli olması ve geçici iş ilişkisi niteliği göz önünde bulundurulduğunda kural olarak sürenin sonunda sözleşme kendiliğinden sona erecektir. Ancak örneğin İş Kanunu m.11’deki şartların yerine gelmemesi veya sözleşmeye fiilen devam edilmesi halinde sözleşme belirsiz süreli hale geldiyse artık ihbar sürelerine uyularak fesih mümkün olacaktır. İhbar süreleri İş Kanunu m.17’de açıklanmış ve hem işçi hem de işveren için uyulması gerekli kılınmıştır. Bu süreler karşı tarafa ulaşma ile başlar. Modellik mankenlik sözleşmelerinin süresinin doğal olarak kısa sürmesinden dolayı bu ihbar süresinin 2 hafta olacağı öngörülebilir. Ancak daha uzun sürdüyse kanunda bahsi geçen diğer süreler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.a İş sözleşmesinin sona ermesi ile şartları varsa kıdem ve diğer haklar modele sağlanır.

Sonuç

Moda Hukukunun en çok unutulan ancak aynı zamanda en vazgeçilmez süjesi modeller çalışma hayatlarında sosyal ve ekonomik haklarının sağlanması için bir araya gelmekte ve seslerini duyurmaya çalışmaktadırlar. Sıfır beden, ırkçı dayatmalar cinsel şiddet, mobbing ve kazançlarına ulaşamamak modellerin temel haklarını ihlal etmektedir. Onların dernekleşme ve sendikalaşma çabası, iş kanunu ve diğer kanunların uygulanması talepleri hukukçular tarafından göz ardı edilemez.  İşbu yazıda modellik-mankenlik sözleşmeleri üzerine dünyadaki gelişmeler ortaya konulmuş ve Türk Hukuku’nda modellik-mankenlik sözleşmelerinin konumu genellikle işçi sayılacak modellerin perspektifinden kısaca belirlenmeye çalışılmıştır. Özellikle iş dünyasında ajansları ve işverenleri ile olan ilişkileri hukuki bir zemine oturtulmuştur.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore