MODANIN DEV MARKASI DİOR VE UNESCO CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNE KARŞI EL ELE - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

MODANIN DEV MARKASI DİOR VE UNESCO CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNE KARŞI EL ELE

16 Şubat 1947 tarihinde Fransız basınında kendisinden “Modanın gökyüzünde yeni bir yıldız doğdu.” şeklinde bahsettiren Christian Dior, o dönemde Haute Couture modaevinde hayallerindeki tasarımları hayata geçirmeye başladı. Mösyö Dior’un tasarımları ikinci dünya savaşından ağır hasarlarla çıkmış olan Avrupa’da feminenliği unutmaya yüz tutmuş kadınlara ilham oldu ve moda dünyasında yankı uyandırdı.

İçinde bulunduğu dönemin özelliklerini yansıtan bir olgu olan moda, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra savaşın yıkıcı etkilerini sarmaya çalıştığı gibi günümüze gelindiğinde de toplumsal ve küresel sorunların gündeme getirilmesi için bir araç olmaktadır. Çevresel sorunlar açısından farkındalık oluşturmak isteyen markalara bakıldığında dünyanın en büyük spor giyim markalarından biri olan Adidas örnek olarak gösterilebilir.  Adidas Dünya Okyanus Ayı için kâr amacı gütmeyen Parley For The Oceans kuruluşu ile yaptığı iş birliği kapsamında, denizlerdeki plastik atıkları kullanarak spor ayakkabılar üretti ve bu projesi ile 2018 yılında kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.  Yine aynı yıl Adidas ile Parley iş birliği kapsamında Kınalıada’da düzenlenen “Runs for The Oceans” koşusu plastik atık kirliliğine karşı farkındalık yaratmayı amaçlayan ve Adidas’ın sosyal sorumluluk projeleri kapsamında düzenlemiş olduğu bir etkinlikti. Çevre sorunlarından ziyade toplumsal sorunları konu alan sosyal sorumluluk projeleri geliştiren markalara bakıldığında, ırkçılığa karşı düzenlediği reklam kampanyası ile United Colors of Benetton ve cinsiyet ve eğitimde fırsat eşitliği gibi konularda projeler yürütmekte olan Christian Dior dikkat çeken markalar olmaktadır.

Uluslararası hukuk açısından bağlayıcılığı bulunan ve insan haklarını en geniş ve en temel anlamda ele alan İnsan Hakları Bildirgesinde özgürlük, insanların başka insanların özgürlüğünü kısıtlamadan dilediğini yapabilmesi olarak tanımlanmıştır. Eşitlik, dini inançları dili, cinsiyeti, siyasi düşüncesi ve benzer farklılıklar nedeniyle herkesin ayrım gözetilmeksizin yasalar önünde eşit haklara sahip olmasıdır. Yaşadığımız yüzyılda toplumsal sorunların başında yer almakta olan özellikle cinsiyete yönelik eşitsizlikler ve kadınların sosyal ve iş hayatında cinsiyet bazlı ayrımcılığa maruz kalmaları moda sektörünün de dikkat çekmeye çalıştığı bir konu olmaktadır. İkinci dünya savaşından sonra zedelenmiş olan feminenliği hayata geçirmek amacıyla yola çıkan Christian Dior, kurmuş olduğu Dior markası ile kadınlara fırsat eşitliği sağlamak ve ayrımcılığın önüne geçmek adına birçok proje ve tasarım ortaya koymuştur.  Dior geçtiğimiz yıllarda UNESCO ile bir araya gelerek yardıma ihtiyaç duyan genç kızlara destek sağlamak için çalışmalara başladı. Bu hedef doğrultusunda Unesco’nun Küresel Eğitim Koalisyonu ile beraber Gana, Nijerya, Tanzanya ve Filistin gibi ülkelerden gelen (100) kız öğrenciye eğitim programı imkânı sağlandı. Bu proje kapsamında farklı ülkelerden gelen genç kız öğrenciler Dior çalışanları ile eşleşerek 10 ay sürecek yoğun bir online eğitim sürecine başladılar. Dior’un Kreatif Direktörlüğü’nü yapan Maria Grazia “Özgürlük, eğitim ile gelir. Benim için, genç kızların özgüvenini geliştirmeleri çok önemli. Cesaret etmek ve bir şeyler başarmak için bağımsız olmak gerekir.” ifadeleri ile kadınların markalarının üretim sürecinde yer alması ve moda sektöründe eşitliğin sağlanması açısından kararlı bir tutum sergilediklerini göstermiştir.

2021 yılına gelindiğinde Dior’un bu sefer de cinsiyet eşitliğinin yanında kişisel farkındalık temalarına odaklanan bir projeye önderlik ettiği görülüyor. UNESCO ile ortak projelere imza atan ve moda dünyasının dev isimlerinden olan Dior, dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsü nedeni ile online olarak gerçekleştirdiği “Women @ Dior Dream For Change” e-konferansı çerçevesinde (25) farklı ülkeden gelen (1500) genç ve başarılı kadını eşitlik ve kişisel farkındalık temalarını tartışmak için yuvarlak masa etrafında topladı.  “Women Leadership & Sustainability” başlığını taşıyan 2021 eğitim yılı lansmanını ve Dior-UNESCO birlikteliği ile hayat bulmuş projenin 2020 mezunlarının diploma törenini de kapsayan e-konferans, 31 Mart’ta düzenlendi. Online yapılmış olmasının avantajlarından biri olarak konferans online platformlarda ayrıca Dior ve UNESCO’nun Youtube kanallarında yer aldı ve içlerinde Gouncourt Edebiyat Ödülü almış Leila Slimani etki yaratacak isimlerin düşüncelerini duyurmalarına vesile oldu.

 Cinsiyet eşitliği ve kişisel farkındalık insan hakları kapsamında yer alan ve Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi gibi birçok uluslararası anlaşmada önem atfedilerek hukuki koruma altına alınan toplumsal konular arasındadır. Dior gibi moda devi olan bir markanın farkındalık yaratmak adına UNESCO ile iş birliği yaparak projeler geliştiriyor olması gerek kamuoyunda gerekse moda dünyasında destekle karşılandı ve Dior’un marka değeri ve bilinirliği açısından olumlu etkiler yarattı.

Nilsu Erkaya

Nilsu Erkaya

Law Student at Bilkent University

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore