Moda Hukukunda Köşe Kapmaca: İnternet Alan Adları - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Moda Hukukunda Köşe Kapmaca: İnternet Alan Adları

2010’lu yılların ortasından itibaren özellikle akıllı telefonlarla gelişen ve yaygınlaşan e-ticaret dönemi, işletmeleri doğal olarak bir internet sitesi kullanmaya zorlamaktadır. Gündelik alışverişin olmazsa olmazı haline gelen çevrimiçi pazarlama ve satış usulleri müşterilere ulaşmayı her geçen gün daha kolay hale getiriyor. Covid-19 salgınının da tüketici alışkanlıklarını e-ticaret lehine değiştirdiği göz önünde tutulacak olursa, ticaretin marka gibi geleneksel gayri maddi değerleri arasına internet alan adları da katılmış görünmektedir.

İnternet alan adları işletmeler arasında ve tüketicide fikri mülkiyete ait bir unsurmuş gibi karşılık bulurken diğer taraftan fikri mülkiyet hukukunun “ülkesellik” ilkesine meydan okumaktadır. Gerçekten de ticaret hayatında herhangi bir internet sitesi dünyanın herhangi bir yerinden rahatça ziyaret edilebilen sanal bir mağaza işlevi görürken internet alan adları da buna paralel olarak işletme adı ve markaya yakınsamaktadır.

Diğer fikri mülkiyet unsurlarında çoğunlukla ihlalden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü, ilgili fikri mülkiyetin koruma bulduğu ülke hukukunda çözüm bulmaktadır. Benzer şekilde internet alan adları hakkında meydana gelen uyuşmazlıklar da genellikle lokal olarak çözülebilmektedir. Türkiye için sonu “.tr” ile biten alan adları üzerine çıkan uyuşmazlıklar da bu doğrultuda Türkiye içindeki yetkili idare ve mahkemeler aracılığı ile çözümlenmekte, kararın icrası ICANN adına ODTÜ tarafından yerine getirilmektedir.

Ne var ki yukarıda bahsettiğimiz gerekçelerle çoğu internet alan adı uluslararası nitelik arz eden, özellikle ticari işletmeler bakımından “.com” ile biten uzantılara sahiptir. Uluslararası ticaret yapan birçok giyim ve moda işletmesi de bu şekildedir. Bu alanda yaşanan uyuşmazlıklarda ise yerel makamlarca verilecek icra kararlarının başka bir ülkede yerine getirilmesi oldukça zorlu ve masraflı bir süreci beraberinde getirmektedir.

İşte bu soruna çözüm olarak ICANN, WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni uyuşmazlıkları hızlı, ucuz, mahkeme süreci gerektirmeksizin kolaylıkla çözmesi için yetkilendirmiştir. Sadece .com ile sınırlı olmayarak alan adı “.aero, .asia, .biz, .cat, .coop, .info, .jobs, .mobi, .museum, .name, .net, .org, .pro, .tel ve .travel” gibi birçok uzantıyla biten internet alanlarında yaşanan uyuşmazlık merkezinde çözülecektir .

Biz de bu araştırma yazımızda uluslararası internet alan adları hakkında çıkabilecek uyuşmazlıkların neler olduğuna, bu uyuşmazlıkları gidermek için WIPO’da izlenecek usule ve birçok moda işletmesinin Türkiye’den de Derimod ve Vakko dahil olmak üzere alan adı uyuşmazlıklarını nasıl çözdüklerine değineceğiz.

İnternet Alan Adı Uyuşmazlıkları

İnternet alan adı uyuşmazlıklarının hemen hemen geneli önceden yapılan haksız tescillere ve bundan meydana gelen anlaşmazlıklara dayanmaktadır. Önceden yapılan tescil ile “önce gelen önce alır” ilkesi suiistimal edilip sonrasında cybersquate yaratılması veya haksız internet alan adı tescili ile marka ve rekabet ihlaline sebep olunması bu uyuşmazlıklara örnektir.

Cybersquatting

Cybersquatting veya Türkçe ifade ile siber işgal, gerçekten bir ilgisi olmadığı halde kişinin boşta duran internet alan adını ucuza kendisi için tescil ettirip daha sonra bu alan adına ihtiyacı olan kimselere doğrudan satmasını veya bu alan adını açık artırmalı satışa çıkarmasını ifade eden ve hukuka aykırı görülen bir eylemdir. Gerçekten de internet alan adı ile ilgili uyuşmazlıkların en sık görüleni olan bu ihlali yapan kişiler hiç ilgileri olmadıkları halde ünlü markaların, kişilerin ya da işletmelerin isimlerini önceden tescil ettirerek bu kimseler üzerinden sonradan faydalanmayı hedeflerler. Özellikle tescil ücretlerinin 100 Amerikan Dolarından daha pahalı olmaması ve tescil usulünün kolay olması sebebiyle birçok alan adı tescillenerek daha sonra gerçekten bu alan adına ihtiyaç duyan kişilere satılmaya çalışılır.

Siber işgal için genellikle tescil fiyatının hayli üstünde olacak ve kar elde edecek bir satış veya açık artırma usulü tercih edilse de her zaman bu şekilde meydana gelmeyebilmektedir. Bazen de tescil sahibi internet alan adını satmak yerine kullanarak bu sitedeki internet trafiği ile gelir elde etmeyi hedefler.

Marka İhlali Teşkil Etmesi

Siber işgalle bazen yer yer birlikte gerçekleşebilen bazen de ayrı bir dalda ele alınabilecek haksız internet alan adı kullanımı ile marka ihlali, marka sahibine ait tekel haklarını zedeleyebilecek sonuçlara sebep olabilecek hukuka aykırı bir eylemdir. Gerçekten de İnternet Alan Adları Yönetmeliği m.25/f.1(a)’da ve UDRP Kuralları m.3(b)(ix)(1)’de “ihtilaf konusu alan adının, sahip olunan ya da ticarette kullanılan marka ile… benzer ya da aynı olması” denilerek hususa dikkat çekilmiştir. Keza SMK m.7/f.3(d)’de marka sahibinin markasını alan adı olarak kullanması onun tekel hakkı olarak sayılmış ve bunun ihlali SMK m.29/f.1(a)’da marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir. O halde bu şekilde internet alan adını haksız tescil ettiren kişinin markaya tecavüze bağlanan hüküm ve sonuçlarla bağlı olacağı açıktır.

Haksız Rekabet Teşkil Etmesi

İnternet alan adının haksız tescili, tescil edilmemiş markalar, işletme adı ve ticaret unvanın yönelik olarak haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasına neden olacaktır. İnternet Alan Adları Yönetmeliği m.25/f.1(a)’da ticarette kullanılan markalarla birlikte ticaret unvanı, işletme adı ve diğer tanıtıcı işaretlerin benzer ya da aynı şekilde internet alan adında kullanılmasının ortaya koyulmasının, başvurucunun haklı görülmesi için bir şart olduğu vurgulanmıştır. Ayırca TTK m.55/f.1(a)(4)’çe ve Paris Konvansiyonu m.10(bis)/f.3(1)’ce “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. O halde internet alan adının haksız tescili haksız rekabete bağlanan hüküm ve sonuçların da işletilmesine sebep olacaktır.

WIPO Çözüm Prosedürü

Uluslararası internet alan adına ilişkin olarak yukarıda sayılan uyuşmazlıkların süjesi olduğunu düşünen kişiler WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nde çözüm arayabilirler. Detaylı bir rehber WIPO’nun şu internet sitesinde ( https://www.wipo.int/amc/en/domains/guide/ ) hazırlanmış olmakla birlikte bu araştırma yazımızda başvurucu perspektifinden yasal süreç nasıl başlayıp sona erecek aşamalarıyla açıklamaya çalışacağız.

Başvurucu için önemli olan ilk husus işin ne kadar masrafla ve ne kadar sürede çözüleceğidir. 2021 Yılı için sayısı bir ile beş arasındaki internet alan adı uyuşmazlıklarına ilişkin merkeze ödenmesi gereken harç 1500 ile 4000 Amerikan Doları arasında belirlenmiştir. Hakemler ise UDRP Kurallarınca atandıktan sonra 14 gün içinde uyuşmazlık hakkında kararlarını merkeze ve Başvurucuya iletmek zorundadırlar. Görüldüğü üzere ucuz ve hızlı bir süreç WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nce uygulanacaktır.

Merkeze yapılacak şikayet başvurusu UDRP Kuralları m.3’e uygun olarak hazırlanıp elektronik yollarla sunulmaktadır. Başvuru dilekçesi hazırlanırken WIPO’nun belirlediği maktu dilekçeye https://www.wipo.int/export/sites/www/amc/en/docs/complaint-lock-eudrp.doc linkinden ulaşılarak kolaylıkla hazırlanılabilir. Süreç, hazırlanan dilekçenin domain.disputes@wipo.int adresine mail yoluyla sunulmasıyla veya https://www.wipo.int/amc/en/domains/filing/udrp/eudrpcomplaint.jsp adresine yapılacak direkt başvuru ile başlar.

Hakemler internet alan adı uyuşmazlıklarını çözmede uzman, elektronik ticaret, uluslararası marka hukuku ve bilişim alanlarında uzman, bağımsız ve tarafsız olacak şekilde listeden seçilerek belirlenir. Taraflar eğer üç hakemle uyuşmazlıklarını çözeceklerse hakemlerden ikisini kendi tercihlerine göre atayabilirler.

Hakemler UDRP Kurallarınca belirlenen standartlara uygun olarak başvurunun yerinde olup olmadığını değerlendireceklerdir. Hakemler uyuşmazlığa konu alan adının bir taraftan diğerine aktarılmasına, tescile sahip tarafta kalmasına veya iptaline karar vermeye yetkili olmakla birlikte tazminata ilişkin hususlarda karar vermeye yetkili değildir.

Dava İncelemeleri

WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezinde birçok moda işletmesi internet alan adına ilişkin yaşadığı uyuşmazlığa dayanarak dava açmıştır. Çalışmamızın bu kısmında moda dünyasında ilgi uyandıran davaların bir kısmını mercek altına alarak bir “case study” çalışması yapıp aynı zamanda hakemlerin UDRP Kurallarında belirtilen standartları nasıl uyguladıklarını göreceğiz.

ASOS plc v. Francis King

Londra merkezli giyim ve kozmetik şirketi ASOS plc. Moda dünyasında çevrimiçi satışlarıyla bilinen İngiltere’nin en büyük moda şirketlerinden biridir. Marka “asosukfashion.com” internet alan adı için WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nde 2017 Yılında dava açmıştır. Şirket davalı olarak tescil sahibi Francis King’i göstermiştir. Davaya WIPO tarafınca atanan tek hakem bakmıştır.

Davada, davacı ASOS Plc.’nin bilinirliği ve geçmişi incelenmiş ASOS kelimesinin (As Seen On Screen) ifadesinin kısaltılışı olduğuna ve “ASOS” markasının birçok ülkede tescilli marka olarak korunduğuna değinilmiştir. Davacının “asos.com” ve “asos.com.uk” alan adlarına sahip olduğu belirtilerek 240’tan fazla ülkeye çevrim içi satışlar düzenlediğine ve markanın bilinirliğinin sabit olduğuna işaret edilmiştir.

Diğer taraftan davalının Los Angeles, Kaliforniya’da yaşayan gerçek bir kişi olduğuna işaret edilmiş ve Whols’ta işaret edilen adresine tebligatın gerçekleştirilemediği belirtilmiştir. Uyuşmazlığa konu internet alan adının aktif olarak kullanılmadığı görülmüştür. ASOS, davalının e-mail yazışmalarını hackleyerek “typosquatting” yoluyla birçok alan adını kendisi adına tescil ettirdiğini ileri sürmüştür.

UDRP Kurallarında belirtildiği gibi hakem üç aşamalı bir test ile uyuşmazlığın esasını çözmüştür. Hakem ilk olarak tescil sahibine ait alan adının benzerlik taşıyıp taşımadığını değerlendirmiş ve uyuşmazlığa konu alan adının ASOS’un tüm marka adını taşıdığından ek olarak kullanılan “uk” kelimesinin ise  ayırt edici bir özellik taşımadığından bahisle davacıyı haklı görmüştür.

İkinci olarak davalının tescil için meşru bir hakkı olup olmadığı değerlendirilmiş; tescil sahibin siteyi aktif olarak kullanmamasından, ASOS tarafından yetkilendirilmiş olmamasından, ASOS’un mesele hakkında sunduğu ilk görünüş kanıtının (prima facie) davalıca çürütülemediği gerekçesiyle nihai olarak davalının meşru bir hakkı olmadığına ulaşılmıştır.

Üçüncü olarak hakem, davalının tescilinin kötü niyet taşıyıp taşımadığını değerlendirmiştir. Alan adının içerisinde “asos” kelimesinin olmasından ve bunun iyi bilinen bir marka olmasından ayrıca davacının e-posta yazışmalarının hacklendikten oldukça kısa bir süre sonra alan adının davacının ve çalışanlarının kimliğine bürünmek amacıyla tescil ettirilmesinin kötü niyete işaret edeceğine değinmiştir.

Hakem dava sonunda “asosukfashion.com” alan adının ASOS’a devredilmesine karar kılmıştır.

Dolce & Gabbana S.r.l. v. Rose Wang

İtalya, Milano merkezli moda devi Dolce & Gabanna “saledolcegabbanashop.com” alan adı için WIPO Tahkim ve Arabuluculuk merkezinde 2013 yılında çözüm aramıştır. Şirket Fujian, Çin bölgesinde yaşayan ismi Rose Wang olan tescil sahibi gerçek kişiyi davalı olarak göstermiştir.

Davayı yürüten tek hakem aynı ASOS’ta olduğu gibi öncelikle moda şirketinin tarihi arka zeminine ışık tutmuş ve markanın Paris Sözleşmesi m.6(bis)’te uygun olarak dünya çapında bilinirliğine işaret etmiştir.

Dolce & Gabanna davacı olarak dolcegabanna.com adlı alan adının markasıyla denk şekilde sahibi olduğuna, uyuşmazlığa konu alan adına “sale” ve “shop” kelimelerinin eklenmesiyle bir benzerlik yaratılmaya çalışıldığına bu nedenle de bu alan adının kendisine devredilmesi gerektiğine değinmiştir. Diğer taraftan davalı bir cevap yazısı sunmamıştır.

Hakem UDRP kuralları gereği üç aşamalı test ile Dolce & Gabanna’nın talebini değerlendirmiştir. İlk olarak “saledolcegabbanashop.com” alan adının Dolce & Gabanna’nın sahip olduğu markayı doğrudan kullandığından, eklenen “sale” ve “shop” kelimelerinin ayırt edicilik de kazandırmaması sebebiyle alan adını karışıklık yaratacak derecede benzer bulmuştur.

İkinci olarak davacının ilk görüş kanıtı (prima facie) olarak alan adı ile markası arasındaki benzerliği yeterince ortaya koyduğu ve markanın bilinirliğinin sabit olduğu gerekçesiyle davalının tescilinin meşru olarak değerlendirilmeyeceğine değinmiştir.

Üçüncü ve nihai olarak moda dünyasında “sale” kelimesinin indirimi ve “shop” kelimesinin bir tedarik zincirini anımsattığından ayrıca Dolce & Gabanna kelimelerinin alan adı içinde kullanılarak sitede tezgah altı ürünlerin satılması gerekçesiyle hakem, alan adı tescilinin kötü niyetli yapıldığını tespit etmiştir.

Üç aşamalı testin sonunda “saledolcegabbanashop.com” alan adının davalıdan davacıya devredilmesine karar verilmiştir.

Top Shop/Top Man Ltd v. Martin Rixon

Dünya çapında 500’ü aşan mağazasıyla bir franchise devi olan İngiliz moda markası Top Shop, “topshopfashion.org” alan adı için WIPO Tahkim ve Arabulucuk merkezinde 2019 yılında dava açmıştır. Davada davalı olarak tescil sahibi Martin Rixon isimli bir kişi gösterilmiştir. Dava tek hakem ile yürütülmüştür.

Top Shop, uyuşmazlığa konu alan adında markasının bir bütün olarak kullanılıp içerisinde geçen “fashion” kelimesinin ve “.org” uzantısının herhangi bir ayırt edicilik taşımadığına değinmiştir. Ayrıca şirket, sitede kendi amblem ve işaretlerinin kopyalanıp kullanılarak tüketiciyi yanılttığına, site trafiği ile davalının haksız kazanç elde ettiğine değinmiştir. Davalı davaya bir cevap yazısı sunmamıştır.

Hakem her alan adı uyuşmazlığında olduğu gibi UDRP Kurallarına uygun olarak Top Shop’ın iddialarını üç aşamalı test ile değerlendirmiştir. İlk olarak davalının “fashion” ve “.org” uzantısının alan adı içerisinde kullanılmasının alan adı için bir ayırt edicilik teşkil etmediğine aksine müşteri nezdinde karışıklık yaratacağının sabit olduğuna hükmetmiştir.

İkinci olarak Top Shop’ın dağıtım ve moda sektöründe güçlü bir üne sahip olduğuna bu alanlarda Top Shop’ın isim değerinin kullanılarak Top Shop dışında bir kimsenin bu siteye sahip olmasının ticari anlamda adil olmadığına ve dolayısıyla davalının alan adı üzerinde meşru bir hakkı bulunmadığına değinilmiştir.

Üçüncü olarak hakem; uyuşmazlığa konu alan adının, davacı ve onun bilinen markası ile ilişkili olarak onun izni dışında kullanılmasının ve bu şekilde ticari kazanç elde edilmesinin karışıklık yaratma olasılığı internet kullanıcılarını web sitesine çekmeye çalışmasının kasıtlı bir kötüniyete işaret edeceğine değinmiştir.

Dava sonunda hakem, Top Shop’ın talebini kabul ederek “topshopfashion.org” alan adının Top Shop’a devredilmesine hükmetmiştir.

Vakko Holding Anonim Şirketi v. G&R International

Ünlü Türk lüks hazır giyim zinciri Vakko “vakkojewellery.com” alan adı için WIPO Tahkim ve Arabuluculuk merkezinde 2012 yılında dava açmıştır. Davacı, G&R International isimli bir Birleşik Devletli bir tüzel kişiyi tescil sahibi olarak davalı göstermiştir.

Tek hakemle yürütülen davada hakem öncelikle tarafları tanıtmış ve Vakko’nun “www.vakko.com.tr alan adına sahip olduğuna, Türkiye’de “VAKKO” markası ile moda sektöründe iş yaptığına ve Paris Sözleşmesi m.6(bis) ışığında tanınmış marka olduğuna değinmiştir. Davalının ise merkez kayıttan gelen bilgiye göre Birleşik Devletli bir tüzel kişi olduğu tespit edilmiştir.

Vakko, uyuşmazlığa konu alan adının markasını bir bütün olarak içerdiğine, ek olarak kullanılan “jewellery” kelimesinin ise bir ayırt edicilik unsuru teşkil edemeyeceğine değinmiştir. Bu sebeple davacı davalının mevzubahis sebeplerle bu internet sitesinde sunduğu ürünlerle müşteri nezdinde karışıklık yarattığına ve kendisi ile hiçbir bağlantısı olmadığına değinmiştir.

Davalı savunma yazısında Vakko kelimesinin Macarca mücevher ve kör kelimelerinden esinlenildiğine .com uzantılı alan adlarının “vakko.com.tr” ile bir bağlantısı olmadığına, Vakkojewellery’nin bir GnR International Inc. kuruluşu olduğunun tüm kanallarla açıkça belirtildiğine, Türk markasının veya ticari adının taraflarınca hiçbir zaman kötülenmediğine ve bu alan adına beş yıldır sahip olduklarına değinmiştir.

Hakem, üç aşamalı testi UDRP Kuralları doğrultusunda davacının taleplerine uygulamıştır. İlk olarak uyuşmazlığa konu alan adında Vakko kelimesinin tümüyle kullanılmasının Türkiye’de giyim ve aksesuar hizmetleri sunan ve bilinen bir marka olan Vakko’nun haklarını zedelediğine, eklenen jewelry kelimesinin karışıklık ve yanlış izlenim yaratacağından bahisle alan adını Vakko’nun sahip olduğu markaya yakın görmüştür.

İkinci olarak davalının meşru bir tescil hakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine geçilmiştir. Hakem Vakko’nun davalının “Vakko” isminde herhangi bir tescilli markası vb. hakkı olmadığını ortaya koyarak ilk görüş kanıtı (prima facie) avantajına sahip olduğuna dolayısıyla artık davalının meşru hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğine değinmiştir. İlerleyen değerlendirmesinde davalı tarafından uyuşmazlığa konu alan adında Türkçe dili kullanılarak satışlar gerçekleştirilmesinin ve durumun davalıca izahının ikna edici olmaması gerekçesiyle davalının meşru bir hakka dayanarak alan adına sahip olmadığına hükmetmiştir.

Nihai kötü niyet değerlendirmesinde hakem davalının alan adındaki içeriği Türkçe kullanarak Türkçe konuşan müşterileri yanıltmaya çalıştığı ve onları VAKKO markasıyla karışıklık olasılığı yaratarak ticari kazanç elde etmek için sitesine çekmeye çalıştığını tespitle durumun tipik bir siber işgal teşkil ettiğine ve kötü niyet taşıdığına ulaşmıştır.

Hakem “vakkojewellery.com” alan adının davacı Vakko’ya devredilmesine karar kılmıştır.

Derimod Konfeksiyon Ayakkabı Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş. v. Appleton, Chase, Cohen & London

Derimod’un doğrudan “derimod.com” alan adı için WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nde 2015’te açtığı davada Birleşik Devletler’den Appleton, Chase, Cohen & London of Philadelphia davalı olarak gösterilmiştir. Dava tek hakem tarafından yürütülmüştür.

Hakem davanın esasına geçmeden önce tarafları tanıtmış ve Derimod’un DERIMOD markasına moda ve giyim sektörüyle ilgili olan sınıflarda hem 1992 yılından beri Türkiye’de hem de 2013 yılından beri Birleşik Devletler’de tescilli marka sahibi olduğuna değinmiştir. Davalı ise bir cevap yazısı sunmamıştır.

Davacı Derimod, deri ürünleriyle moda sektöründe tanındığına, dünyanın birçok yerinde mağazası olduğuna ayrıca “derimod.com.tr” alan adının da kendisine ait olduğuna değinmiştir. Davacı, Davalı’nın yönetici sahibinin Türk kökenli biri olarak birçok Türkçe siteyi şirketi adına tescil ettirdiğine ve dolayısıyla Derimod’un Türkiye’deki bilinirliğinin mutlaka farkında olarak tescili kötü niyetle kendi adına sürdürdüğüne değinmiştir.

Hakem davacının alan adının kendisine devredilmesi talebini UDRP Kuralları m.4(a)’ya göre üç aşamalı teste tabi tutarak değerlendirmiştir. İlk olarak hakem, davacının birçok bölgede DERIMOD markasının sahibi olduğunu, Derimod kelimesinin Türkçe sözlükte bir karşılığı olmadığını dolayısıyla bu şekilde yapılan tescilin karışıklık yarattığı sonucuna ulaşmıştır.

İkinci olarak Davalının Derimod kelimesini ticari yazışmalarında veya işletme adı, ticaret unvanında kullanmadığını ve bu isimle bir bilinirliğe sahip olmadığını tespit etmiştir. Dolayısıyla ilk görüş kanıtının (prima facie) davacı tarafından sağlandığına buna karşılık olarak davalının yargılama sürecine katılmayıp aksi deliller sunmaması üzerine, bu alan adı üzerinde meşru bir hakkı olamayacağına hükmetmiştir.

Son ve üçüncü olarak kötü niyet değerlendirmesinde “derimod.com” adlı siteye girildiğinde linkin “businesspower.com” adlı bir siteye yönlendirmesi, davalının başka Türkçe isimlerde siteleri tescil ettirmesi ve bunu yargılama sürecinde gerekçelendirmemesi sebebiyle, “derimod.com” alan adının tescil ve kullanımını kötü niyetli bulmuştur.

Hakem, hükmünde “derimod.com” un davacı Derimod’a devredilmesine karar kılmıştır.

Sonuç

İnternet alan adları birçok ticari işletme için geçerli olduğu gibi moda işletmeleri için de oldukça önemli bir değer taşımaktadır. Bu değer hem marka bilinirliğini artırmak hem de ticari faaliyetlerini geliştirmek için olmazsa olmaz bir konumdadır.

Bu doğrultuda, uluslararası internet alan adları için çıkabilecek uyuşmazlıklar birçok moda markasının tercih ettiği üzere WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nde genellikle tek hakemle çözümlenmektedir. Hakemler kararlarını verirken UDRP Kurallarını izlemekte, üç aşamalı test olan internet  alan adı benzerlik ve karıştırılma tehlikesi yaratıyor mu, tescil sahibinin meşru bir hakkı var mı, tescil ve kullanım kötü niyetli mi basamakları ile değerlendirmektedir.

Bu çalışmamızda internet alan adlarının önemi ve WIPO Tahkim ve Arabulucuk Merkezi’ne başvuru süreci hakkında genel bir bilgi verildikten sonra moda markaları nezdinde örnek teşkil edebilecek bazı davalar çalışılmıştır.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore