Markaların Logo Savaşları: Geçmişten Günümüze Chanel “Double C” - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Markaların Logo Savaşları: Geçmişten Günümüze Chanel “Double C”

Logoların, markaların tanınmışlığını artırmak noktasında son derece etkili oldukları bilinen bir gerçek. Özellikle moda ve tekstil sektörlerinde görselliğin önemi düşünüldüğünde, bu sektörlerde yer alan markalar açısından rakiplerinin logolarından birçok açıdan öne geçecek, akılda kalıcı, ayırt edici özelliğe sahip logoların geliştirilmesi ve bu logoların etkili şekilde korunması oldukça önemli bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. Moda sektöründe tanınmış markalardan bahsederken aklımıza gelecek belki de ilk marka ise “Chanel”. Moda sektöründe en çok tanınan markalardan olan ve geçmişten günümüze dek birçok yönden öncü olma özelliğini sürdüren Chanel elbette sahip olduğu tanınmışlık seviyesi sebebiyle birçok hukuki sorun ile karşı karşıya kalıyor.

Chanel’in İkonik Logosu: “Double C”

Sözünü ettiğimiz logonun tarihi 1925 yılına dayanıyor. Logonun oluşturulmasına ilham olan olay ile ilgili birçok farklı hikâye bulunsa da genellikle kabul gören bilgiye göre logo, Chanel markasının kurucusu olan Gabrielle Bonheur “Coco” Chanel’in kendisi tarafından, ünlü tasarımcının büyüdüğü Aubazine şehrinde bulunan bir şapelin pencerelerindeki şekillerden ilham alınarak tasarlanıyor ve o günden günümüze dek değişmeden varlığını koruyor. Zaman içinde logo moda sektöründe şıklığın, zarafetin, lüksün sembolü haline geliyor ve Chanel markasıyla ayrılmaz şekilde birleşiyor.

Logo, iç içe geçmiş ve ters şekilde konumlanmış bir çift “C” harfinden meydana geliyor. Coco Chanel tarafından yaratılan ve markaya ait sayısız tasarımın üzerinde kullanılan logo, klasik ve zarif tasarımıyla yıllar içinde sürekli değişim gösteren moda sektöründe ilk günkü yerini korumayı başarıyor.

            Chanel Double C Logosunu Nasıl Koruyor?

Ünlü moda evi, yıllar içinde logonun çeşitli versiyonlarının yer aldığı birçok marka tescilinde bulunuyor. Ayrıca Chanel’in logosunu korumak için sıklıkla marka ihlali davalarında yer aldığı da biliniyor. Ancak, moda evinin marka ihlalleriyle savaşma konusunu ciddiye aldığı bilinse de Chanel bu konuda her zaman başarılı olamıyor. Yazının devamında ikonik logosu Double C’yi korumak için Chanel’in karşı karşıya kaldığı bazı hukuki uyuşmazlıkları inceleyeceğiz.

1) Chanel v What About Yves

            Chanel’in logosu ile ilgili olarak karşı karşıya kaldığı hukuki problemlerden biri 2014’te meydana gelmişti. Sorun, “What About Yves” isimli, ünlü markaların isimlerinin ve logolarının yer aldığı parodi t-shirt ve sweatshirtler üreten bir markanın Chanel’in ünlü Double C logosuna ürünlerinde yer vermesi ile başladı.

Markanın ürünlerinde Double C logosunu Ghostbusters ile ilişkilendirilen bir hayalet figürü ile birlikte kullanmasından rahatsız olan Chanel, ürünlerin üreticilerine marka ihlali konulu dava açtı. Davada Chanel, markanın kurucusu Jeanine Heller’ın parodi bir üründe kullanırken işareti anlamlı şekilde değiştirmediğini, aksine söz konusu monogram işareti kendi ürünlerinde kullanmasının sebebinin işaretin ikonik niteliği olduğu, işareti kullanırken işaretin Chanel ile ilişkisini bildiği, bu sebeple akla Chanel markasını getirmesi amacıyla işareti kullandığını belirtti. Bunun üzerine Heller, Chanel’in yanlış kişiye dava açtığını, hukuken What About Yves’in bir şirket olduğunu ve hukuken davanın şirketin kurucusu Heller’a karşı açılamayacağını açıkladı. Hukuki problemin aynı şirketin Yves Saint Laurent ile yaşadığı başka bir parodi ürün davasında olduğu gibi, dava dışında anlaşma ile sona erdiği biliniyor. 

2) Chanel v EUIPO (Li Jing Zhou)

            Chanel’in karşı karşıya kaldığı marka ihlalleri bununla sınırlı değil. 2010 yılında Li Jing Zhou isimli bir mücevher toptancısı, kendi mücevher şirketi olan Golden Rose 999 Srl için iç içe geçmiş bir çift S harfinden oluşan bir sembolü topluluk tasarımı olarak tescil ettirmek istedi. Başvuru Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) tarafından onaylandı ve tasarım 32. Locarno sınıfı kapsamında tescil edildi. Chanel söz konusu sembolün 1989’da Fransa’da marka olarak tescil edilmiş bulunan monogramı ile neredeyse aynı olduğunu, yeni olmadığını, ayırt edici karakter özelliğini haiz olmadığını öne sürüyordu.  Böylece Chanel, EUIPO’nun İptal Birimi’nden işaretin iptal edilmesini talep etti. Bu talebin reddedilmesiyle Chanel uyuşmazlığı Temyiz Kurulu’na taşısa da Temyiz Kurulu tarafından yeniden reddedildi. Bunun ardından Genel Mahkeme’ye yapılan başvuruda Chanel, Zhou’nun logosunun kendi logolarına çok benzediğini, böyle bir benzerliğin tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali meydana getirdiğini ileri sürdü.

Chanel & Zhou



Genel Mahkeme uyuşmazlık ile ilgili verdiği kararda iki logo arasında “dikkate değer benzerlikler” bulunduğunu, her iki logonun da oval şekiller içerdiği ve genel izlenim neredeyse aynı olduğundan Zhou’nun tasarımının Chanel monogram logosu fikrinden ilham alınarak tasarlanmış olabileceğini, tasarımcının uyuşmazlık konusu tasarımı yeterince farklılaştırmadığını belirtti. Genel Mahkeme verdiği karar ile önceki kararı geçersiz kılarak masrafların EUIPO tarafından karşılanmasını istedi. Ancak Chanel’in, Zhou’nun logosunun geçersiz kılınması talebi, talebin mahkemenin yetki alanına girmemesi nedeniyle reddedildi. Bunun yerine Mahkeme konu ile ilgili sonucu belirlemenin ve gerekli önlemleri almanın EUIPO’nun görevi olduğuna hükmetti. Genel Mahkeme kararı ile monogram logolara Avrupa Birliği kapsamında sağlanan korumanın genişletildiğini, Chanel’in sahtecilik ve marka ihlallerine karşı sürdürdüğü savaşında haklılığını Genel Mahkeme nezdinde kanıtlamış olduğunu söyleyebiliriz.

3) Chanel v Amazon sellers

2017 yılında Chanel, 20’den fazla Amazon satıcısına karşı bir zafer kazandı. Chanel’e ait ünlü Double C logosunun yer aldığı sahte ürünleri amazon.com üzerinden sattığı görülen satıcılara açılmış marka ihlali konulu davanın galibi Chanel oldu. Dava süresince davalı satıcılardan biri Chanel logosu içeren ürünleri siteye “yanlışlıkla” yüklediğini ve logonun yer aldığı telefon kılıfı gibi ürünlerin satışlarından elde ettiği kazancın 50 doları geçmediğini, bir diğeri sattığı ürünlerin sahte ürünler olmadığını ileri sürdü. Ancak taklitçilik ile mücadelede ve fikri mülkiyet haklarının korunması noktasında oldukça fazla çaba gösterdiği bilinen Chanel, satıcıların Amazon üzerinden sürdürdüğü faaliyetleri gözlemlemek için iki özel araştırmacı dahi tutmuş, araştırmacılar tekstilden aksesuara üzerinde Chanel’e ait logonun yer aldığı birçok çeşit sahte üründen bazılarını sipariş etmişti. Chanel başlangıçta her satıcının sattığı her Chanel logosu içeren sahte ürün için 2 milyon dolar tazminat talebinde bulunmuştu. Ancak dava, satıcıların sahte ürünlerin satışını durdurmaları ve satılan her ürün için Chanel’e 100.000$ ödemelerine karar verilmesiyle sonuçlandı. Böylece Chanel’in zararına karşılık hükmedilen miktar toplam yaklaşık 3 milyon $ civarında bir miktara tekabül ediyordu. Davanın sonucunda satıcıların hesaplarında tutulan fonların Amazon Payments aracılığı ile moda evine transfer edilmesine, Amazon’un siteden marka ihlalinin söz konusu olduğu ürünlerin fotoğraflarını ve sahte Chanel logolu ürün satışı yapan satıcıların mağazalarını kalıcı olarak kaldırmasına karar verildi.

4) Chanel v EUIPO (Huawei)

Chanel’in yakın zamanda yaşadığı son uyuşmazlık, yine bir tanınmış marka olan Huawei ile yaşandı. Chanel’in, Huawei’in logosunun kendi logosu ile benzediğini ileri sürdüğü davada Genel Mahkeme 2021 Nisan ayında iki logo arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını belirterek marka ihlali konulu davayı reddetti ve masrafların Chanel tarafından ödenmesine hükmetti.

Huawei
Chanel

Genel Mahkeme’de görülen dava, Huawei’in 2017 yılında yaptığı bir marka tescili başvurusundan kaynaklanıyordu. Başvuruya konu olan Huawei’in bilgisayar donanım ve yazılım programlarında kullanmak istediği bir logo idi. Chanel başlangıçta iç içe geçmiş halkalardan meydana gelen başvuruya konu işaretin Double C logosuna olan benzerliğini öne sürerek başvuruya itiraz etti. 2019 yılında EUIPO İtiraz Birimi, Chanel’in söz konusu talebini reddetti.

EUIPO Temyiz Kurulu’nun önüne gelen uyuşmazlık konusunda Kurul önceki marka ile ilgili olarak toplumun ilgili kesiminde herhangi bir karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar arasında benzerlik ya da ayniyet unsurlarının yer almadığını belirtti. Talebi EUIPO Temyiz Kurulu tarafından da reddedilen Chanel, ret kararının ardından uyuşmazlığı Genel Mahkeme’ye taşıdı. Markaların görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzerliklerinin değerlendirildiği uyuşmazlık, moda evinin aleyhine sonuçlandı.

Genel Mahkeme kararında iki markanın bir siyah çember, ters çevrilmiş bir ayna görüntüsünde kesişen ve çemberin çevrelediği iki iç içe geçmiş siyah eğri ve eğrilerin kesişiminden meydana gelen merkezi bir elips bulunması gibi benzer özellikler paylaştığını ifade etti. Kararın devamında, Chanel’in markasında yer alan C harflerinin diğer markada yer alan H harflerine kıyasla daha yuvarlak hatlara, daha kalın çizgilere sahip olduğunu ve işaretin yatay yönde olduğu, Huawei’in markasının ise dikey yönde tasarlanmış olduğu belirtildi. Mahkeme tarafların markalarının, yönlerinin değiştirilmeden, başvurulduğu ve tescil edildiği şekilleriyle karşılaştırılmaları gerektiği, sonuç olarak markaların benzer olmadığı sonucuna vardı. Böylece Chanel, fikri mülkiyet haklarını koruma konusundaki savaşında kararın Adalet Divanı’na temyiz edilebilirliği sebebiyle şimdilik, bir yenilgiye uğramış oldu.

5) Chanel v Ye Meng-zong

Chanel’in uğradığı diğer bir yenilgi 2019 yılında gerçekleşti. Ünlü moda evi, Çin’in Guangdong bölgesinde yer alan bir mücevher mağazasına karşı açtığı marka ihlali davasını kaybetti. Chanel’in iddiasına göre mücevher mağazası, ikonik Double C logosundan kaynaklanan haklarını ihlal eden ürünler satıyordu.

2016 yılında yerel bir görevli mağazada marka ihlali teşkil ettiğinden şüphelenilen bazı ürünler satıldığına dair elde ettiği ipuçları sebebiyle Ye Meng-zong isimli davalının mağazasına giderek araştırma yaptı. Ürünlerin sahte olduğunun ve Chanel’e ait Double C logosunu ihlal ettiğinin Chanel temsilcileri tarafından belirlenmesinin ardından satıcı 80.000 RMB para cezası aldı ve ilgili ürünlere el konuldu.  Bununla yetinmeyen Chanel Çin ilk derece mahkemesinde dava açtı. Davalı savunmasında mağazasının çok daha büyük bir mücevher mağazasının bayii olduğunu ve davaya konu ürünler dahil olmak üzere tüm ürünlerinin satıştan önce bu şirket tarafından onaylandığını belirtti. İlk derece mahkemesinin kararı Chanel lehine oldu. Karara göre tescilli markanın yetkisiz kullanımı marka ihlali oluşturuyordu. Mahkeme, davalının Chanel’e 60.000 RMB tazminat ödemesine karar verdi.

             Davalı, Chanel görevlisinin ürünlerin marka ihlali teşkil ettiğine dair onayının güvenilir olmadığını söyleyerek davayı temyiz etti. Temyiz ile Guangzhou Fikri Mülkiyet Mahkemesi’nde görülen davada Mahkeme temel olarak davaya konu ürünlerin yalnızca şekillerinin tek başına Chanel’in logosunu ihlal edip etmediği, Double C şeklindeki mücevher parçalarının marka işlevi görüp görmediği, şeklin kaynak gösterir nitelikte mi yoksa dekoratif kullanım niteliğinde mi olduğu konularını ele aldı.

Mahkeme, kararında davalının sattığı mücevherlerin şeklini oluşturan “Double C” işaretinin mücevherler üzerinde bir marka işlevi görmediğini, “Ye” isimli davalının satılan ürünlerin Chanel’in logosuna benzerliğinden fayda sağlayarak tüketicileri ürünün kaynağı konusunda yanlış yönlendirdiğine dair yeterli delil bulunmadığını belirtti ve mücevher mağazası sahibinin Chanel’in tescilli markasından kaynaklanan haklarını ihlal etmediğine hükmetti. Yine kararda davalının müşterileri satın aldıkları ürünün Chanel olduğunu düşünecek şekilde yanlış yönlendirme niyetinin bulunmadığı, genel algı düzeyine sahip ortalama bir tüketicinin satın aldığı ürünün Chanel’e ait olmadığının bilincinde olacağı belirtildi ve ilk derece mahkemesinin kararını bozdu. Karar birçok kişi tarafından eleştirildi ve “kabul edilemez” olarak nitelendirildi.

Sonuç

            Moda sektöründe yıllarca emek verilerek değer kazandırılan, sektörde faaliyet gösteren şirketler ve moda evleri ile bütünleşen markaların korunması hayati önem arz ediyor. Özellikle bu alandaki tanınmış markalar için sahtecilikle ve marka ihlalleriyle mücadele etmek oldukça uzun ve meşakkatli süreçler olabiliyor. Tanınmış markalar arasında fikri ve sınai mülkiyet haklarını koruma noktasında belki de en çok savaş veren marka olan Chanel, yıllardır bu mücadelesini birçok ülkede sürdürüyor. Bu savaşlardan genellikle galip çıkan moda evi kimi zaman büyük yenilgilere de uğruyor.

            Çok geniş coğrafi alanlarda faaliyet gösteren şirketler için ihlalin gerçekleştiği bölgede uygulanan hukukun çeşitlilik göstermesi, yukarıda yer verdiğimiz son örnekte olduğu gibi, davaların sonuçlarının da farklılaşması sonucunu doğurabiliyor. Bu noktada marka hukuku ile sağlanamayan korumanın geçerli olan hukuk düzeni ve mevzuata göre telif hukuku ya da haksız rekabet hukuku çerçevesinde elde edilmesi de mümkün olabiliyor.

            Yazıda ihlallerle mücadelesinde elde ettiği çeşitli sonuçlara yer verilen Chanel, bu mücadelede ne kadar ciddi olduğunu resmî sitesinde “fikri mülkiyet haklarını sahtecilere karşı yasal işlemler yaparak, yerel makamlar ile birlikte çalışarak, tüketicilerin sahte ürünleri satın almaktaki riskleri anlamaları için yürütülen bilgilendirme kampanyalarına dahil olarak savundukları” ifadeleri ile açıklıyor. Bunun yanı sıra moda evi, Chanel için sahtecilik ile mücadelenin, marka imajlarını korumaktan çok daha fazlası olduğunu, know-how’ı, yaratıcılığı, ürünlerinin kalitesini korumak ve müşterilerin karşı karşıya kalabileceği sağlık risklerini önlemeye yardımcı olmak anlamına da geldiğini belirtiyor. İhlallerle mücadele konusunda verilen kararların büyük şirketler karşısında yer alan dezavantajlı taraflar açısından her zaman adil sonuçlar doğurduğunu söyleyemesek de bu mücadelelerin, sayıca fazla gruplar üzerinde yüksek etki gücüne sahip olanların, sahteciliğin önlenmesi ve fikri mülkiyet bilincinin tasarımcılar, üreticiler, satıcılar ve tüketiciler nezdinde geliştirilmesi konusunda gösterdiği değerli çabalar olduğunu belirtmek gerekiyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore