Kullanıcıların Kişisel Verilere Bakışı - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Kullanıcıların Kişisel Verilere Bakışı

Bilgiye ulaşımın kolaylaşmış olması ile bu bilgilerin korunması meselesine yönelik endişelerin ve kişisel verilerin korunması amacıyla yapılacak yasal düzenlemelere olan ihtiyacın giderek arttığına bu ay yayınladığımız önceki haber yazılarımızda örnekler vererek değindik. “Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanan kişisel verilere erişimin gittikçe artması ile ciddi hak ihlalleriyle de sıkça karşılaşmaya başladık. Bu hak ihlalleri pek çok veri kaynağını tehdit etmekte olup çağımızın en büyük güvenlik sorunlarından biri haline gelmiştir.

2020 yılı, veri gizliliği meselesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemi ile birlikte veri denetim süreçleri önemli sınavlarla karşılaştı, tüketicilerde de kendi hakları ile ilgili detaylı inceleme yapma isteği gelişti. Bu gelişme gizlilik endişesini de beraberinde getirdi. Fakat milyonlarca insan, kişisel bilgilerinin dijital ortamda nasıl kullanıldığından, toplandığından ve paylaşıldığından hala habersiz. Dünyada bu güvenlik sorununa karşı %100 güvenli bir sistemden söz etmek henüz mümkün olmasa da belirli bazı önlemlerin alınmasıyla öngörülebilir zararların engellenmesi gerekiyor. Bu doğrultuda, bireyleri ve şirketleri aydınlatmak, harekete geçirmek adına 28 Ocak günü, Veri Gizliliği Günü olarak belirlendi.  

Pandeminin de etkisiyle tüketiciler internette eskiye kıyasla çok daha fazla vakit geçirmeye başladı. İşte internette fazladan geçirdikleri her saniye de haklarında daha fazla verinin işlenmesi sonucunu doğurdu. Bu verilerin işlenmesinde tüketicilerin tarama geçmişi ve daha önceki eylemleri de büyük rol oynuyor. İşlenen tüm bu veriler sonucunda, tüketicinin ilgisini çekecek içerikler tüketicilere sunuluyor. Verilerin işlenmesi ile başlayıp tüketicilere ilgilendikleri içeriklerin, ürünlerin sunulmasına kadar uzanan bu süreç de “çevrimiçi gizlilik kültürü” kavramını meydana getirdi.

Çevrimiçi gizlilik, tüketicilerin bir internet sitesinde bir ürünü incelemeleri durumunda o ürün ile bağlantılı reklamların tüketicilerin günlerce karşısına çıkması ile dikkat çeken bir konu haline geldi. McKinsey & Company’nin bu konuya ilişkin paylaştığı bir istatistik raporu, “alışveriş yapanların %90’ının çevrimiçi gizlilikleri hakkında endişeli olduğunu ve neredeyse %50’lik bir kısmının gizlilik endişeleri ve sorunları nedeniyle kendi çevrimiçi etkinliklerini kısıtladığını” belirtiyor.

Çevrimiçi ortamda kişiselleştirme ve öneri özellikleri; tüketicilerin, dijital yaşamlarının tamamen özel olmadığının daha fazla farkına varmalarına ve kaygılanmalarına sebep oluyor. Bu endişeler ve doğurabilecekleri muhtemel zararlar karşısında tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk konu, internet siteleri ile etkileşimlerinin güvenli olduğuna emin olup bunun sağlamasını yapmaktır. Tüketicilerin artan endişelerini giderip bu güvenliği sunabilmek adına, işletmelerin “bulut” ortamlarının güvenliğini sağlamaları ve gizlilik teknolojilerini eksiksiz biçimde belirlemeleri, yasal zorunluluklar haline geldi. Çoğu lüks marka da yasal gizlilik uyumluluğu konusunda çalışmalarına devam ederek veri gizliliğine uyum sağlama aşamalarını gerçekleştirmekte.

“Dünyanın En Popüler Teknoloji Platformları Bizi Dinliyor Olabilir mi?” başlıklı haber yazımızda da değindiğimiz gibi Amazon Alexa, bu süreci yansıtan ve pek çok markayı, işletmeyi teşvik eden bir örnek. Bu örnekten hareketle markalar; daha transparan olmak, tüketicilerin veri gizliliği endişesini en aza indirmek ve kişiselleştirmeyi, güvene ve izne dayalı bir tüketici veri erişimi ile sağlayabilmek için çalışmalarını sürdürmekteler.

Markaların stratejilerinin şeffaf olması için ilk olarak yasal ve etik bir gizlilik politikası oluşturmaları, ardından bu politikayı tüketicilere açık ve sade bir dil ile iletmeleri gerekiyor. Ayrıca tüketicilere, verilerinin toplanması için mevcut olması gereken rızalarının, kendilerinden aldatıcı veya zorlayıcı yöntemlerle alınmayacağının garantisinin verilebilmesi büyük önem taşıyor. Bu hususlar dikkatle işletildiği takdirde markaların veri gizliliğine uyum sağlama aşaması da başarıyla tamamlanmış olacaktır.

Peki siz, verilerinizin güvenliği hakkında endişe duyuyor ve bu sebeple etkinliklerinizi kısıtlıyor musunuz? Bu yazıda değindiğim yasal düzenlemeler ile daha güvenli bir çevrimiçi gizlilik stratejisi yaratılabileceğine inanıyor musunuz?

Beliz Türkmen

Beliz Türkmen

Student Representative at Moda Hukuku Enstitüsü

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore