Giorgio Armani “Le Sac 11” İçin Verdiği Marka Mücadelesini Kaybetti - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Giorgio Armani “Le Sac 11” İçin Verdiği Marka Mücadelesini Kaybetti

30 Eylül 2020 tarihinde Giorgio Armani’nin Avrupa Birliği Adalet Divanı’nda temyiz başvurusu sonuçlandı. Bu moda davasının sonuçlanması ile Armani’nin Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nde yaptığı Avrupa Birliği Markası başvuru aleyhine olacak şekilde nihayete erdi.

Milano merkezli dünyanın en büyük moda markalarından biri olan Armani’nin 13 Mart 2015’te başlayan “Le Sac 11” serüveni 5 yılın sonunda Avrupa Birliği Adalet Divanı’nca sonuçlandırıldı. Armani’nin özellikle çantalarında kullanmak için Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin Yeniden İnceleme Kurulunca değerlendirilen “Le Sac 11” başvurusu reddedilmişti. Bunun üzerine şirket, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’ni ve Bay Asuncion’ı davalı göstererek Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın ilk derece mahkemesinden olan Avrupa Genel Mahkemesi’ne başvurmuştu. Mahkeme esasa ilişkin değerlendirmesini markanın daha önce ciddi bir biçimde kullanılıp kullanılmadığı ve tüketici nezdinde bir benzerlik ve kafa karışıklığı yaratacak potansiyeli taşıyıp taşımadığı hususlarında yaptı.

Tüm bu hukuki süreç sonunda Avrupa Birliği Genel Mahkemesi Armani’nin “le sac” başvurusunun haksız olduğuna, bu isimde daha önceki tescilli markanın ciddi bir biçimde kullanıldığına hükmetti.

Armani’nin hukuki çare arayışı Avrupa Birliği Adalet Divanı’nda yapılan temyiz ile devam ettiyse de mahkeme temyiz başvurusunu Avrupa Birliği Hukuku’nun gelişimine ve tutarlılığına katkısı olmayacağı gerekçesiyle usulden reddetti.

 Bu araştırma yazısında Armani’nin Avrupa Birliği Genel Mahkemesi’nde ve Avrupa Birliği Adalet Divanı’nda ele alınan davasını inceleyip iddialarında hangi hukuki temellere dayandığını tespit etmeye çalışacağız. Hukuki uyuşmazlığın özü ortaya koyulduktan sonra benzer bir mesele Türk Hukuku’nda karşımıza gelseydi nasıl değerlendirilirdi kısaca ele alacağız.

Olayın Özeti

13 Mart 2015’te Armani, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’ne Avrupa Birliği Markası için bir dosya ile başvuru yaptı. Dosyasında başvurduğu marka için kullandığı işaret şu şekildeydi:

Bu işaretin başvuru dosyasına göre Nis Sözleşmesi’nde belirtilen Sınıf 18 (çanta çeşitlerinin oluşturduğu) ve Sınıf 25’te (çeşitli tekstil ürünlerinin oluşturduğu) tarif edilen mal ve hizmetler için tescili istenmişti.

Aradan kısa bir süre sonra 24 Temmuz 2015 tarihinde Armani’nin marka başvurusu itirazla karşılaştı. Felipe Domingo Asuncion itirazında “lesac” işaretinden oluşan markasını 5 Mayıs 1980 yılından beri Sınıf 18 ve 2000 yılından beri Sınıf 25 ve Sınıf 35’teki mal ve hizmetler için tescilli olduğunu bu itirazla ileri sürdü. Bay Asuncion’ın itirazında sunduğu işaret şu şekildeydi:

8 Ocak 2016’da markanın ciddi bir şekilde kullanılmadığına ilişkin def’i Armani tarafından Bay Asuncion’a ileri sürüldü. Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi İnceleme Kurumu ve Yeniden İnceleme Kurulu ise markanın Bay Asuncion’un söz konusu markasının tescil edildiği sınıflar bakımından ciddi biçimde kullanıldığını tespit etti. Ek olarak önceki markaya göre yeni markanın hem fonetik olarak hem de görsel olarak benzediğinden bahisle tescil için kabul edilemeyeceğine değinmiştir. Bunun üzerine Armani mahkeme önünde hukuki çare arayışına devam etmiştir.

Çözülmesi Gereken Hukuki Problem

Avrupa Birliği markası olarak tescili istenen işaretin Avrupa Birliği markasını ele alan yasaya göre[1] (Buradan sonra AB Marka Tüzüğü 2017/1001) gerçekten tescile uygun olup olmadığı hukuki problemin bu davada özünü oluşturmaktadır.

Türk Hukuku ile kıyasen benzer bir usule tabi olan Avrupa Birliği markası başvurusu sürecinde başvuru sahibinin markasını başarılı bir şekilde tescil ettirerek marka korumasından faydalanabilmesi için belli şartları yerine getirmesi gerekmektedir. Bu şartların en önemlisi AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.7’deki mutlak ret sebepleri ve m.8’deki nisbi ret sebeplerinin başvuru sürecinde bir engel oluşturmuyor olmasıdır. Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi, Armani’nin başvurusunu Bay Asuncion’ın itirazı üzerine özellikle AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.8/1(b) kapsamında önceki marka ile olan fonetik ve görsel benzerliğine dayanarak ve önceki markanın ciddi kullanımının tespiti ile reddetmiştir.

Bununla birlikte kullanmama def’i tescil başvurusu yapan tarafından ileri sürüldüğünde başvuruya itiraz eden kişinin markasını ciddi bir şekilde kullandığını ispat etmesi gerekmektedir. Avrupa Birliği Hukukunda olduğu gibi Türk Hukukunda da markanın tescilinden itibaren belli bir süre boyunca ciddi bir şekilde kullanılmadığı tespit edilirse itiraz dikkate alınmaz ve başvurucunun marka tescil başvurusu onaylanır.

Mercilerin Görüşleri

Avrupa Genel Mahkemesi (Birinci)

Dava ismi: Armani v European Union Intellectual Property Office (EUIPO) – Asuncion, ECLI:EU:T:2020:121, T‑653/18, 26 Mart 2020

Usule İlişkin Görüşleri:

Davada Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisince ilk olarak davanın usulen reddi istenmiştir.

Mahkeme esasen AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.72(3)’e dayalı olarak verilecek mahkeme vereceği kararın Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi Yeniden İnceleme Kurulu kararlarını değiştirme yetkisini haiz olduğunu kabul etmiştir. Ancak mahkemenin yetkisinin sınırlarının; Yeniden İnceleme Kurulu’nun yetkisi ışığında ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çizmiştir.

 Mahkeme, ilama dayalı olarak Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi ve kurumları üzerinde onların yetkisi alanına giren bir meselede tahakküm oluşturmaya yönelik bir yetkiye sahip olmadığını belirtmiştir. Tescile ilişkin bir meselede yetkinin Kurumda olduğunun altını çizerek usulen davayı reddetmiştir.

Esasa İlişkin Görüşleri:

Avrupa Birliği Genel Mahkemesi esasa ilişkin görüşlerini davacı Armani’nin [3]ihlal edildiğini ileri sürdüğü hükümler altında değerlendirerek karar vermiştir. Armani’ye göre Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi Yeniden İnceleme Kurulu AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.94(1)’i, m.8/f.1(b)’yi m.18’i ve m.47’yi ihlal ederek mevcut ret kararına ulaşmıştır.

AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.8/f.1(b) daha önce de değindiğimiz gibi markanın daha önceki tescilli markaya benzerliğine ilişkin olan nisbi ret sebebidir. AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.94/f.1 Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisince tarafların itirazları ileri sürülürken onların kurum nezdinde dinlenilme hakkına ilişkin olan bir düzenlemedir.

Mahkeme, mevcut davada Armani’nin 8 Ocak 2016 tarihli mektupla, Bay Asunción’ın markasının kullanıldığına dair kanıt sunmasını talep ettiğini tespit etmiştir. Bay Asunción, 8 Nisan 2016 tarihli dilekçesinde kullanıma ilişkin fatura delillerini sunmuştur. Mahkeme, Armani’nin sunulan delillerin farkında olduğunu tespit etmiştir. Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi bu işaretlerin gerçek anlamda kullanılıp kullanılmadığını ve sağlam temellere sahip olup olmadığını belirlemek için bu kanıtları incelemiştir. Ayrıca, karara itiraz bağlamında Armani bu markanın ciddi kullanımına ilişkin bulgulara itiraz etmiştir. Sonuç olarak, Yeniden İnceleme Kurulunca Bay Asunción tarafından sunulan kanıtlar ışığında ciddi kullanımını kanıtlayıp kanıtlayamayacağını yeniden değerlendirmesi istenmiştir. Bu nedenle Mahkemeye göre Yeniden Değerlendirme Kurulu, “perakende satış hizmetleri” ile bağlantılı olarak daha önceki markanın gerçek kullanımının kanıtı ile ilgili olarak meselenin yeni ve tam bir incelemesini yaparak yetkilerinin kapsamını aşmamıştır.

Bu nedenle Armani’nin dinlenilme hakkının ihlaline ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.8/f.1(b) ve Kurulun inceleme usulüne ilişkin m.47 kapsamında ise Mahkeme böyle bir nısbi ret sebebinin yani önceki markanın ciddi kullanımının gerekliliğinin amacını, sadece fiilen kullanılmış olan işaretleri koruyarak iki marka arasındaki çatışma riskini sınırlamak olduğu şeklinde ifade etmiştir. Hükümle bağlantılı olan m.47/f.2’nin yorumunda mahkeme, tescil edilen mal veya hizmetlerin bir kısmıyla ilişkili olarak kullanılan bir markanın, yalnızca geniş bir mal veya hizmet yelpazesi için tescil edilmiş olması nedeniyle bunların hepsini kapsayacak şekilde bir korumaya sahip olacağı anlamına gelmeyeceği şeklinde yorumlanması gerektiğini ifade etmiştir. Mahkeme, bu hüküm uygulandığında, daha önceki markanın tescil edildiği mal veya hizmet kategorilerinin genişliğinin özellikle de tescil amaçlı genel şartlarda ve listede ilgili kategorilerin ne ölçüde açıklandığı ışığında dikkate alınmalıdır şeklinde değerlendirmiştir.

Armani, önceki markanın (Bay Asuncion) genel anlamda perakende satış hizmetleri olarak geniş ve belirsizlik yaratacak şekilde tescil edildiğini ancak bunun Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin değerlendirmesinde deriden yapılmış el çantaları, cüzdan ve ayakkabı hususunda perakende satışlar olarak dar değerlendirilerek Armani’nin haklarına zarar verdiğini ileri sürmüştür.

Mahkemeye göre marka tescili mal ve hizmet sınıfları ile ilgili geniş bir kategoriyi ele alacak şekilde kapsamlıysa, markanın kullanımına ilişkin ilgili deliller ve bu mal ve hizmetlerin bir kısmında nasıl kullanılacağına dair ayrıntılı açıklamalar başvuran tarafından sunulmak zorundadır. Başvuran eğer varsa alt kategorileri de belirterek marka koruması altındaki mal veya hizmetlerini somutlaştırmakla yükümlüdür.

Mahkeme önceki içtihatlar ışığında malların perakende ticareti için Sınıf 35 kapsamındaki hizmetlerle ilgili olarak Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün (WIPO), Nice Anlaşmasının Açıklayıcı Notunu dikkate almıştır. Bunlara göre perakende ticarete konu mallar “çeşitli malların başkalarının yararına bir araya getirilmesini … müşterilerin bu ürünleri rahatça görüntülemesine ve satın almasına olanak tanıyan” bir grubu tarif eden bir mal grubu olduğuna ulaşmıştır. Dolayısıyla, Armani’nin sunduğunun aksine, “perakende satış hizmetleri” terimi belirsiz bir terim değildir ve herhangi bir malın perakende satışını kapsamaktadır.

Mevcut davada, Mahkeme AB Marka Tüzüğü m.8/f.1(b) doğrultusunda, önceki ticari markanın gerçek kullanımının yalnızca “deriden yapılmış el çantaları, cüzdanlar, hazır-giyim ve ayakkabı ile ilgili perakende satış hizmetleri” ile bağlantılı olarak Avrupa Fikri Mülkiyet Ofisi’nce kanıtlanmasının ve bir ihlal teşkil etmediğine kanaat getirmiştir. 

Armani, ilerleyen savunmasında Bay Asuncion’un tescilli markasının tescil edildiği şeklinden farklı olarak kullandığını; figürsel anlamda değişiklikler olduğunu, L harfinin büyük harf olarak kullanıldığını ve bunun kullanım sayılmaması gerektiğini ifade etmiştir. Armani’nin sunduğu faturalarda marka şu şekildedir:

Mahkeme, moda sektöründe markaların kötüye kullanımının yaygın olduğunu ve bu sebepler moda şirketlerince ticaret hayatında markalarında grafiksel bazı değişikliklere gitmelerinin yaygın olduğunu belirtmiştir.

İlamda, AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.18/f.1(a) işaret edilmiş ve bu hükmün “tescil edildiği biçimde markanın ayırt edici karakterini değiştirmeyen unsurlarda farklılık gösteren bir biçimde kullanılmasının,” AB markasının kullanımı olarak kabul edileceği belirtilmiştir.

Bay Asuncion’un markasında kullandığı kelimenin bir daire önüne alınıp baş harfinin büyük olarak sunulması kullanım sayılmayacak derecede bir marka değişikliğine gidildiği şeklinde yorumlanamayacağına hükmetmiştir. Armani’nin bu savunması da yerinde görülmemiştir.

Nihai olarak mahkeme Avrupa Fikri Mülkiyet Ofisi’nin değerlendirmesini hukuka uygun bularak Armani’nin tüm taleplerini reddetmiş ve yargılama giderlerini ödemesine hükmetmiştir.

Avrupa Birliği Adalet Divanı

Dava İsmi: Armani v EUIPO – Asunción, ECLI:EU:C:2020:761, C‑240/20 P, 30 Eylül 2020[4].

Avrupa Genel Mahkemesinde açtığı dava aleyhine sonuçlanan Armani hak arayışına davasını 5 Haziran 2020 tarihinde temyiz ederek devam etmiştir. Armani Avrupa Birliği Genel Mahkemesinin değerlendirmelerinde hata olduğunu belirtmiş ve moda sektöründe marka değişikliklerinde görsel elementlerin daha çok göz önünde tutularak değerlendirme yapılması gerektiğinin altını çizmiştir.

Avrupa Birliği Adalet Divanı ancak davanın esasına girmemiştir. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın uyacağı usul hukuku kurallarını belirleyen Avrupa Birliği Adalet Divanı Statüsü’nün[5] 58. Maddesine göre Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin Yeniden İnceleme Kararları bu şekilde yüksek mahkemede temyize konu edilecekse, usulen mahkemenin buna bakmaya elverişli olması lazımdır. Bu elverişlilik işaret edilen hukuki meselelerin AB Hukuku’nun gelişimi ve tutarlılığına katkısı olacağı somut bir şekilde ortaya konulmuşsa var sayılacaktır.

Mahkemeye göre Armani işaret ettiği hukuki meselelerin AB Hukukuna nasıl bir katkı sağlayacağını somut olarak ortaya koyamamıştır. Bu sebeple esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmadan 30 Eylül 2020 tarihinde usulden reddedilmiştir.

Değerlendirme ve Türk Hukuku ile Kıyas

Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, hukuki meselenin Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi yetkisine giren kısmından uzak durmuş ve bu sebeple davayı hem usul hem de esastan reddetmiştir.

Armani bu davada markasının tescile uygun olduğunu belli sebeplere dayanarak savunmuştur. Moda şirketine göre, Bay Asuncion markasını fiilen kullanırken tescilli olduğu halinden farklı olarak kullanmakta ve bu önceki tescilli markanın kullanılmıyor sayılması anlamına gelmelidir. Ayrıca bu marka genel anlamda “perakende satışa konu mallar” için tescil edilmiştir. Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin bunu daraltarak önceki markanın korumayı haiz olduğu tespiti hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca markası fonetik olarak bir benzerlik içerse de moda endüstrisinde göz önünde bulundurulması gereken hususun görsellik olduğunu söyleyen Armani’ye göre görsellik bakımından başvuru konusu işaret, önceki tescilli markadan farklılık teşkil etmektedir.

Bu hukuki meseleleri Türk Hukuku kapsamında kısaca değerlendirecek olursak:

Türk Hukukunda da mal ve hizmetlerin sınıflandırılması Sınai Mülkiyet Kanunu[6] m.11 gereği Nis Anlaşmasına göre yapılır. O halde markaların tescili Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan (TPMK) talep edildiğinde izlenecek sistematik Avrupa Birliği Markaları ile yakındır.

Armani’nin başvurusu önceki marka sahibinin itirazı ile nisbi ret sebebine dayanılarak incelemeye tutulmuştu. Aynı şekilde TPMK’ya yapılan bir başvuru da yayımlandıktan sonra veya TPMK başvuru hakkında bir karar verdikten sonra SMK m.18 veya m.20 doğrultusunda itiraza konu edilebilir. TPMK Yeniden İnceleme Kurulunun vereceği karar nihaidir. Sınai Mülkiyet Kanunu m.172 kapsamında bu kararlara karşı Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.

AB Hukukunda olduğu gibi Türk Hukukunda da markanın tescil ettirildikten sonra kullanılmaması Sınai Mülkiyet Kanunu m.26 kapsamında markanın iptaline veya Sınai Mülkiyet Kanunu m.27 kapsamında markanın hükümsüzlüğüne konu olabilir. Örneğin hükümsüzlük davasında Sınai Mülkiyet Kanunu m.25/f.7 doğrultusunda kullanmama defi Armani’nin ileri sürdüğü gibi ileri sürüldüğünde önceki marka sahibi markasını dava tarihinden önceki 5 yıllık zaman dilimi içinde ciddi bir şekilde kullandığını ispat etmek zorundadır. AB Marka Tüzüğü 2017/1001 m.18’de öngörüldüğü gibi Sınai Mülkiyet Kanunu m.9’da da markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması kullanılmama sayılmayacaktır.

TPMK Kullanım İspatı Klavuzu’nda Bay Asuncion’un markası gibi tescilli markalara belli bir arkaplan fonu eklenmesi ve harf stillerinin değiştirilmesi kullanım sayılmıştır:

O halde benzer bir şekilde Armani’nin markanın tescil edildiği gibi kullanılmaması, kullanmama oluşturacağı itirazı Türk Hukuku kapsamında da yerinde görülmeme ihtimali yüksektir.

Sonuç

Moda Hukukunda gün geçmiyor ki markalaşmanın önemi azalsın. Bu doğrultuda moda şirketleri belli işaretleri kendi lehlerine koruma sağlayacak şekilde marka olarak tescil ettirmek istiyorlar. Ne var ki başvuru sürecinde mutlak ret nedenleri bakımından bir sakınca ihtiva etmeyen bir başvuru, nisbi ret sebepleri bakımından reddedilebiliyor.

Bu araştırma yazısında Armani’nin Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi ve Avrupa Birliği Adalet Divanı önündeki hukuki süreci ayrıntılara girilmeden aktarılmaya çalışılmıştır. Nihayetinde de Türk Hukuku ile süreç kıyaslanarak TPMK’nın nasıl bir karar verebileceği değerlendirilmiştir.                           


Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore