Fikir Korunur Mu?
Yukarı
a

I LAW FASHION

Fikir Korunur mu?

Korunmaz.

Aklınıza yepyeni bir telefon uygulaması, kimsenin düşünmediği bir koleksiyon, tasarım; harika bir reklam filmi, müthiş bir roman, süper bir logo, şahane bir senaryo, harikulade bir girişim FİKRİ gelmiş olabilir. Öncelikle, sizi bu muhteşem fikrinizden dolayı kutluyoruz.

Sırada ne var? Özellikle başlangıç ​​aşamasında, işletmeler, girişimciler genellikle tanıtım fikri konusunda heyecanlanırlar. Belki fikrinizin potansiyellerini düşünüp heyecanına kapılıp fikriniz her ne ise fikriniz için yatırımcılarla, yayıncılarla, büyük markalarla, olası işbirlikçilerinizle günlerce görüşüyor ve fikrinizi projelendiriyorsunuz. Belki aynı meslekten arkadaşınıza ya da aynı sektörden ahbabınıza ayaküstü fikrinizden bahsediyorsunuz.

Bir süre sonra dâhiyane fikrinizin birileri tarafından kullanıldığını, telefon uygulaması haline dönüştüğünü, projelendirildiğini, filme çekildiğini, resminin yapıldığını, tasarımını görüyorsunuz. Fikir sizin ama iş sizin değil, üstelik birebir aynısını yapmışlar!  Fikrinizi çalmışlar.

Her hırsızlık vakasında olduğu gibi bu vakada da hakkınız olanı alabilmek için bir avukata başvuruyor ve soruyorsunuz:

-Fikrimi çaldılar. Ne yapabiliriz?

-Yeni bir fikir bulun çünkü fikir korunmaz.  

Salt fikrin hukuki korumadan yararlanamayacağı uluslararası metinlerde de benimsenmiştir. Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması  (TRIPS) m.9 f.2’de de belirtildiği gibi telif hakkı, fikirleri değil onların ifade edilişlerini korumaktadır. World Intellectual Property Organization (WIPO) Telif Hakları Sözleşmesi m.2, 17.05.1991 tarihli 122/43 sayılı European Council (EC) Direktifi ve Bern Sözleşmesi m.2 f.1’de de, “…İfade şekli ne olursa olsun” denilerek fikirlerin soyut hallerinin koruma görmeyeceği belirtilmiştir.  Bu araştırma yazısında salt fikrin korunamayacağı, hangi şartlarda fikrin korunabileceği ve fikri ve sınai haklar kapsamında bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır.

Fikriniz bir düşünce olarak soyuttur.  7 milyar 823 milyon 618 bin kadar insanın düşünceleri serbestçe dolaşmalıdır ve ifade özgürlüğünün bir sonucu olarak da fikirlerin alışverişine yapılabilecek bir şey yoktur. Herkesin aklına muhteşem fikirler gelebilir mesele fikrinizle ne yaptığınızdır. Örneğin Michaengola’nu David heykelini koruyabilirsiniz ancak İncil’deki, alnına kaya fırlatarak bir devi deviren David’in heykelini veya çıplak bir erkek heykeli yapma fikrini koruyamazsınız.Fikir korunsaydı zengin kız fakir oğlan aşkı konulu sadece bir roman olurdu. Sadece bir kişi bu konuda kitap yazabilir veya yazılmasına izin verebilirdi. Böylesi sınırlı bir üretim; sanat, tasarım, kültür ve sınai alanda üretimin durması anlamına gelirdi. Sanıyoruz hiçbirimiz bunu istemeyiz. 

Bir fikir, insanın zihinsel çalışmalarının ve yaratıcı düşünme yetisinin sonucu olarak ve belli koşulları sağladığı takdirde  “fikri mülkiyet hukuku kapsamında korunmaya değer” niteliğini kazanır. Fikriniz üzerindeki hakkın doğumu, fikrinizin somutlaşması, dış dünyada algılanabilir olması ve belli koşulları sağlaması şartıyla mümkündür.  Elbette her somut olayın özelliği ve niteliğine göre koruma kapsamı ve sınırı da farklılık gösterir. Fikri mülkiyeti veya bir işletme içindeki fikirleri uygun şekilde koruma yeteneği, bir işletmenin ekonomik büyümesinde anahtar bir bileşen olarak tanımlanmıştır.

Fikrimi Anlatmadan Önce Ne Yapmalıyım?

Fikrinizi ve girişiminize dair tüm sözlü, yazılı veri, bilgi, tasarım, çizim, sunum vb. henüz işbirlikçilerinizle paylaşmadan önce diğer tarafla bir gizlilik sözleşme imzalayın. Gizlilik sözleşmesi, taraflar arasında yürütülen proje ya da paylaşılan iş konusu ile ilgili olarak  gizlilik içerdiği açıkça belirtilen bilgi ve belgedir ve kişinin onayı alınmadıkça herhangi bir üçüncü kişiye açıklanmamasını temin eden sözleşmedir. Bu sözleşmesel bağlayıcılık, fikrinizi koruyabilmek için zırhınız olacaktır. Gizlilik sözleşmesi aynı zamanda sözleşme serbestisi gereği tüm koşulları özgürce belirleyebileceğiniz bir alan sunar ve bu kapsamda paylaştığınız fikir, proje, tasarım, yöntem, yeni bir defile konsepti, bir film ve ya belgesel fikri henüz somutlaşmadan sözleşmeye göre korunacak ve karşı taraf fikrinizi, projenizi bir üçüncü kişi ile paylaşamayacak; paylaştığı takdirde sonuçlarına katlanacaktır. Centilmenlik sözleşmeleri ise bağlayıcı olmayıp teamüle uygun, etik ve iyiniyetli karşılıklı ilişkiyi tanımlar. Centilmenlik anlaşması hükümlerine aksi davranışlar “ahlaken” yasaklanmıştır.

Birçok sektörde fikir teatisi ve projelendirme aşamasında fikri paylaşan açısından bir sözleşme imzalanması talebi, olumsuz algılanır veya dikkate alınmaz düşüncesi ile gündeme getirilmemektedir.  Zaman zaman girişimin hayata geçebilmesi için yatırımcı ihtiyacı ve yatırımcıyı kaybetme korkusu sözleşme imzalama gerekliliğinin önüne geçmektedir. Her şeyden önce unutulmamalıdır ki hukuki çerçevesi belirli ilişki biçimleri taraflar için en güvenlisidir.  

İdeal olan, fikrin oluşumundan proje ve fikri ürüne kadar olan tüm sürecin yazılı olması ve sürecin başında gizlilik sözleşmesi imzalanmasıdır. Yatırımcılar, çalışanlar, sponsorlar, işbirliği içerisinde olduğunuz tüm üçüncü kişi ve kurumlar dâhil.

Bir ayakkabı tasarladınız ve büyük bir marka ile görüşmeler yapıyorsunuz. Tasarımlarınızı göndermeden önce gizliliği kapsayan bir sözleşme imzalatmanızı şiddetle tavsiye ederiz. Karşı tarafa sunulan her türlü bilgi, belgenin tarafınızca sunulduğunu ispat eder bir şekilde fiziki veya dijital olarak yapılması ve/veya belgelenebilir olması da çok önemlidir. E-posta, sunumlar, kayıtlar… Tüm bunlar yardımcı zaman zaman esas delil niteliğindedir. Sözleşme imzalanmamış olsa bile tüm süreci yazılı ve ispatlanabilir yürütmeye dikkat etmekte büyük fayda vardır.

Fikrimi Korumak İçin Ne Yapmalıyım?

Bir fikri ürünün korunabilmesi için eser olması; objektif ve sübjektif unsurlara sahip olması gerekir. Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri eserdir. Subjektif unsur hususiyet, dar anlamıyla özgünlük, yenilik olarak tanımlanabilir. “Fikri çaba, böyle bir faaliyetin sonucunu her gün her yerde gördüğümüz sıradan sonuçlardan ayrılır. Etrafımız sıradan insanların ve sıradan meslek sahiplerinin yaptığı binalar, çektiği fotoğraflar, yazdığı yazılar, anlattığı dersler, verdiği bilgiler, danslar, çizdiği krokiler gibi ürünlerle doludur. Bunların hiçbiri hususiyet taşıyan bir fikri çabanın ve aklın ürünü değildir.

Objektif unsur ise somutlaşma ve kategorisini belirleyen bir unsurdur.  Yaratıcı, özgün bir fikrin ilim ve edebiyat eserleri, müzik eserleri, güzel sanat eserleri ve sinema eserleritürlerinden birine girebilecek şekilde somutlaşması şarttır.  Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda sayılan kategoriler sınırlıdır. Uluslararası mevzuatlarda ise görsel ve işitsel eser ifadesi kullanılarak yerinde bir şekilde fikri haklar kapsamında ürün bakımından korumanın kapsamı genişletilmiştir.

Moda sektöründe çığır açan size ait özgün bir koleksiyon fikriniz var ise öncelikle koleksiyonu çizip, tasarlayın ve iki veya üç boyutlu hale getirin. Fikriniz artık somutlaşmış olup özgün, yaratıcı ve özelliklerini taşıyorsa ilim, edebiyat eseri veya güzel sanat eseri olarak korumadan yararlanacaktır. Bu kapsamda tasarım fikriniz bir başkası tarafından hayata geçirilemeyecek veya kullanılmasına engel olunabilecektir. Bu tür tasarımlar, şartlarını taşıdığı takdirde tasarım olarak da tescillenebilmektedir.

Fikri haklar bakımından ürettiğiniz yaratımlar üzerinde hak sahibi olmak için “tescile” ihtiyacınız yoktur. Eser yaratmak bir fiildir. Yaratıldığı anda eser –kanundaki şartları taşıyorsa- meydana gelmiştir. Onun eser niteliği siz ve/veya karşı taraf mahkemede sorgulayana kadar bakidir.  Eserin sizin olduğunu ispat etmek için teknoloji çağında zaman damgası ve tarihi sabitleyebildiğiniz programlar olsa da  herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler başta olmak üzere çizimler, tasarımlar, eskizler, iki boyutlu eserler bakımından iadeli taahhütlü kendinize göndermeniz de ilkel ancak hala geçerli bir yoldur. Burada önemli olan iadeli taahhütlü postanızı açmamanızdır. Öte yandan isteğe bağlı tescil de eser sahipliği ispatı bakımından başka bir kullanılabilir bir yoldur.

Hak doğumu için gerekli tescil ise sınai hakların kurucu şartı olup patent, marka ve tasarımda karşımıza çıkar; markaların patenti alınmaz, patent ve marka ofisinde tescil edilir; senaryonun patentini alamazsınız, tescil ettiremezsiniz. Dahası şampanya/champange,  Fransa’nın Champagne bölgesinde üretilen ve coğrafi işarete sahip olan Champagne köpüklü şarabıdır. Diğer tüm köpüklü şaraplar, sadece köpüklü şaraptır bir şampanya değildir.

Nedir Bu Sınai Haklar?

Sınai haklar girişiminiz için çok önemlidir. Belirlediğiniz girişim stratejisinde fikri mülkiyet hukuku kapsamında ihtiyacınız olan koruma yöntemlerini bilmeniz ise başarınız için zaruridir. Sınai haklar, marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarıdır. Moda sektörü açısından, moda hukuku önemli olup aynı zamanda şirketler bakımından ayni sermaye niteliği taşırlar.

Bir girişimcisiniz ve buluşunuz var. O halde ihtiyacınız olan patent tescilidir. Sadece buluşunuzun olması yeterli değildir. Buluşunuz yeni, buluş basamağına sahip ve sanayiye de uygulanabilir olması şarttır. Işık oranına göre rengi değişen bir kumaş tasarladınız, tasarımınızı tasarım tescili ile koruyabilirsiniz. Tasarım ürünün tümü veya bir parçası üzerindeki biçim, renk, malzeme, görünüş, desen; görünüme dair her şeyi kapsayabilir. Estetik ve ya fonksiyonel olması şart değildir ancak yeni ve ayırt edici olması şarttır.

İşletmenizi, ürünlerinizi, kuramsal kimliğinizi, hizmet ve ürün kalitenizi, marka değerinizi ortaya koyan ve ilgili sektörde diğer kişi ve teşebbüslerden sizi ayıran unsur ise markanızdır. Marka, diğer teşebbüs mal ve hizmetlerine göre ayırt edici olan sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir. Markanıza dolayısıyla işletmenize yaptığınız tüm yatırımların en iyi şekilde korunabilmesi markanızın tescili ile mümkündür. Marka hakkı oldukça canlı bir alandır ve hukukun somut olayın özelliğine göre değişkenlik göstermesi bu alanda da geçerlidir.  Kural olarak moda sektöründe bir rengin bir markaya özgülenmesi mümkün değildir. Ancak rengin nerede kullanıldığı çok önemlidir. Christian Louboutin ve kırmızı tabanlar.

Fikri ve sınai haklar kapsamında henüz fikir aşamasındayken doğru adımları attığınız takdirde fikri ürününüz üzerinde koruma süreleri çerçevesinde münhasır haklara sahip olur ve fikriniz neticesinde somutlaşan ürünü koruyabilirsiniz. Bu kapsamda tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulması ve bunlar üzerinde mülkiyet hakkının tanınması, ürünler üzerindeki markaların silinmesi, ürünlerin imhası, tecavüzün kamuya duyurulması ile çeşitli miktarlı hapis ve para cezaları olarak özetlenebilecek haklara sahip olunur ve bir girişimci olarak kapsamlı bir hukuki korumadan faydalanırsınız.


İçerik: Av. Burcu Kaya

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore