Dünya’da ve Türkiye’de Taklitçilikle Mücadelede Son Durum - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

Dünya’da ve Türkiye’de Taklitçilikle Mücadelede Son Durum

Covid-19 salgınının dünya ve Türkiye gündemini yoğun şekilde meşgul ettiği bu günlerde, salgın nedeniyle birçok işyeri ve fabrika kapanmış durumda. Bu salgının başlangıç anından itibaren birçok ekonomik veriyi altüst ettiği gerçeği de yadsınamaz. Öte yandan salgın sonrasında özellikle global moda ve kozmetik sektörü için bir kara delik olan, global taklit ve korsan ürün üretiminin hız kesmeden devam etmesidir. Peki neden?

Fotoğraf : Statista

2019 yılında yayınlanan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkliatı (OECD) ile Avrupa Fikri ve Sınai Haklar Ofisi (EUIPO)’nın yayınladığı raporlardaki istatistiki veriler, 2020 yılında da taklit ve korsan üretimin yukarı yönlü bir seyir izleyeceği yönünde sinyaller vermektedir. Rapora göre dünya genelinde sahte ve korsan ürünlerin genel ticaret içerisindeki payı %3.3 seviyesinde ve bu oran yukarıya doğru çıkmaktadır. Ele geçirilen ürünlerin çoğunluğunu ise dünyaca ünlü moda markalarınında taklit ürünlerinin yer aldığı ayakkabı, tekstil ve deri ürünü grupları oluşturmaktadır. OECD verilerine göre Rayban, Supreme ve Louis Vuitton, Nike markaları dünyada en çok taklit edilen ve sahtesi üretilen markalardır. Yine aynı rapora göre dünya genelinde taklit ürün ticaretinin 509 milyar doları geçkin olduğuda işaret edilmektedir. Ülkemiz, taklit ürünlerin üretiminin ve dünyaya ihracının en fazla yapıldığı ülkelerden birisidir ve bu durum giderek daha da kötüleşmektedir. OECD’nin raporunda Türkiye için dikkat çekici hususlara yer verilmiştir;

  • Türkiye, tekstil, deri ve kozmetik ürünleri açısından önemli sahte ürün üreticilerinden biri olarak gösterilmiştir.
  • Türkiye, global düzeyde ele geçirilen taklit ürünlerin üreticilerine ilişkin sıralamada Çin ve Hong Kong’dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır.
  • 2014-2016 yılları arasında sahte ve korsan ürünlerin kaynağı olan ülkeler sıralamasında dördüncü sırada yer almaktadır.
  • İhraç edilen sahte ve korsan ürünlerin ülke ticaretindeki oranı dikkate alınarak yapılan sıralamada altıncı sırada yer almaktadır.
  • Avrupa Birliği ülkelerine giriş yapan sahte ve korsan ürünlerin üretimini yapan ülkeler arasında Türkiye, üçüncü sırada yer almaktadır.

Yukarıda özetlediğimiz global veriler dışında, Ticaret Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu 2019 yılı faaliyet raporuna ait verilerde, Türkiye taklit ve çoğunluğu kaçak şekilde getirilen tekstil ürünleriyle mücadele çalışmaları kapsamında, 479 farklı olayda, kumaş, kıyafet ve muhtelif tekstil ürünleri başta olmak üzere, toplam 178.506.269 TL değerinde ürüne el koymuştur. Türkiye bir yandan taklit ürünlerle mücadele ederken diğer yandan ise global düzeyde taklit ürünlerin üretimi ve satışı konusunda ilk beş ülke içerisinde yer almaktadır. Son dönemde ortaya çıkan Covid-19 salgınından itibaren global düzeyde ve Türkiye özelinde taklit ürün üretim ve satışı, maske, ilaç ve hijyen ürünlerinde hızla artışa geçmiştir.

Avrupa Komisyonu’nun Türkiye 2019 yılı Faaliyet Raporu’nun Fikri Mülkiyet Hukuku başlıklı 7.faslında Türkiye’nin fikri ve sınai mülkiyet alanında oldukça hazırlıklı olduğunu, fakat yavaş bir ilerleme kaydedildiğinden bahsedilmiştir. Ayrıca raporda; Türkiye’de, taklit deri ürünleri, ayakkabı, tekstil ürünleri, gıda ve kozmetik ürünlerinin üretildiğinden bahsedilmektedir. Özellikle, taklit ve sahte ürünler hem çevrim içi ortamda hem de Türkiye’nin turistik bölgelerindeki uluslararası fuarlarda ve açık pazarlarda satılmakta olduğuna vurgu yapılan raporda, bu ürünlerin tüketici sağlığı ve güvenliği açısından önemli riskler arz etmekte olduğu belirtilmektedir.

Marka Koruma Grubu’nun yayınladığı raporda, Türkiye’nin yıllık bazda vergi kaybının 7,2 milyar doları aşkın olduğu ve her yıl bu oranın artacağının tahmin edildiği belirtilmiştir. 

Dünya Gümrük Teşkilatı’nın (WCO) yeni yayınlamış olduğu verilerde; uzun zamandır süregelen taklit ve korsan üretiminin geçen yıllara nazaran, içerisinde bulunmuş olduğumuz salgın döneminde hız kesmediği ve ayrıca yeni taklit ürünleri ortaya çıkardığı da anlaşılacaktır. Tüm dünya Covid-19 salgınıyla mücadele ederken, taklit ürün üreticileri bu durumu fırsata çevirerek haksız kazanç elde etmektedirler. Bu yeni ürünlerin başlıca olanları (moda markalarını da taklit etmek suretiyle) maske, virüs test kitleri, sağlık ürünleri, koruyucu kıyafetlerdir.

Fotoğraf : OECD

Teşkilatın 23 Mart’ta yayınladığı veriye göre, bilinmeyen kaynaklardan ve internet üzerinden sipariş verilen sağlık ürünlerinin ölümcül sonuçları olabileceğine dikkat çekilmektedir. Dünya Gümrük Teşkilatı (WCO), Uluslararası Polis Teşkilatı (INTERPOL),  Avrupa Polis Teşkilatı (EUROPOL) ve diğer birçok gümrük idaresi ve kolluk kuvvetlerinin ortaklaşa olarak 3-10 Mart tarihlerinde yaptıkları operasyonlarda 34.137’si cerrahi maske olmak üzere, toplamda 37.258 taklit sağlık ürünü ve cihazı ele geçirilmiştir. Yayınlanan bu verilere ek olarak Amerikan ve Avrupa Birliği Gümrük Teşkilatları açıkladıkları ek yönetmeliklerle taklit ürünlerle ilgili olarak daha kapsamlı denetleme mekanizmalarını yürürlüğe koymuşlardır.

Fotoğraf : Statista

Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Teşkilatı’nın 24 Ocak 2020 tarihinde yayınladığı “Taklit ve korsan ürün trafiğiyle ilgili mücadele” başlıklı raporunda 2019 yılında yapılan Mega Flex isimli operasyonlar kapsamında ele geçirilen taklit ürünlerin 18% lik en büyük diliminin ayakkabı ürünlerinden, %11’lik kısmının ise çanta ve cüzdanlardan oluştuğu, ele geçirilen bu ürünlerin içerisinde ise Louis Vuitton, Michael Kors, Gucci gibi lüks markaların yer aldığı bildirilmiştir. Ayrıca yine bu rapora göre, Instagram üzerinden moda markalarının etiketlendiği ve içerisinde yer aldığı 50,000’in üzerindeki hesap, taklit ürünlerin satışının yapıldıkları yer olarak tespit edilmiş olup bu rakam 2016 yılına göre %171 artış göstermiştir.

Covid-19 başlangıcından itibaren global düzeyde internet üzerinden yapılan alışveriş oranı yükselmiştir. Taklit ürün üretimi ve satışını gerçekleştiren kişi veya suç örgütlerinin internetin sınırsız dünyasından faydalanarak ve kendilerini çeşitli yöntemlerle gizleyerek taklit ürünlerin satışını herhangi bir engellemeye uğramadan sürdürmektedirler. MarkMonitor BrandJacking Endeksi’ne göre şüpheli taklit ürün satıcıları sadece lüks tüketim ürünleri grubunda kendi kurmuş oldukları e-ticaret sitelerine 120 milyonu aşkın tıklanma oranına ulaşmışlardır. Bu oran neredeyse beş büyük lüks markanın kendi sitelerinin tıklanma oranının yarısına tekabül etmektedir.

Özetle, tüm dünya ve Türkiye’de Covid-19 salgını devam ederken, taklit ürün üreticileri yeni dönemi kendilerine fırsat bilerek (moda markalarının da içerisinde olduğu) birçok markanın taklidini sağlık ürünleri ve cihazları üzerine uygulamak suretiyle sahte olarak piyasaya sürmeye ve insan sağlığı ile oynamaya devam etmektedirler. Global manada, hem fiziki hem de e-ticaret anlamında kontrollerin ve denetimlerin sıklaştırılması özellikle içerisinde bulunduğumuz bu dönem içerisinde elzem teşkil etmektedir. 

Hazırlayan : Av. Baha TEPEBAŞI

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore