3 Trilyon Dolarlık Moda Sektörü ve Girişimcilik - I LAW FASHION
Yukarı
a

I LAW FASHION

3 Trilyon Dolarlık Moda Sektörü ve Girişimcilik

Son yılların en popüler hususlarından birisi girişimciliktir. Her birimiz arkadaşlarımızla herhangi bir sosyal ortamda bulunduğumuzda veya eğitim odaklı bir konuşmayı dinlediğimizde bu kelimeyle karşılaşmışızdır. Son on yılın belki de en gözde ‘‘title’’ larından birisidir bu kelime. Peki nedir girişimcilik? Girişimcilik, iktisadi mal veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirilerek, ekonomik fırsatların yeni değerlere dönüştürüldüğü organizasyonun oluşturulmasıdır.  En basit şekilde ifade etmek gerekirse üretmiş olduğumuz fikrimizi sektöre satarak yatırım toplayıp bir şirket kurmamızdır. Gerek sosyal medya vasıtasıyla gerekse de içerisinde bulunduğumuz ortamlar dolayısıyla birçok başarılı girişim ve girişimci görmekteyiz. Dışarıdan bakıldığı zaman rüya gibi hayatlar yaşayabileceğimizi düşündüğümüz girişimciliğin arka planındaki gerçekler nelerdir? Ciddi miktarda sermayeye ihtiyaç duyulmakta mıdır? Girişim, içerisinde risk barındırmakta mıdır? Moda sektörü girişime açık mıdır? Moda sektörü ne kadar büyüklükte girişimleri barındırmaktadır? Tüm bunlara istatistiki veriler ışığında cevap aramaya çalışacağız.

Bu noktada ilk karşılaşacağımız acı istatistik, her 10 girişimden 9’unun başarısız olduğuna dair olacaktır. Bu girişimlerin birçoğu 10. yılını doldurmadan başarısızlığa uğramaktadır. Failory’nin araştırma sonuçlarında da görüldüğü gibi girişimler açısından en büyük problem ilgili pazarın tespitinde ve ilgili pazarın isteklerine uygun üretim yapılması noktasında oluşmaktadır. Bu noktada ‘’Crazy Egg’’ in kurucusu Neil Patel bir girişimin başarı ile sonuçlanması için dört hususa dikkat edilmesi gerektiğini belirtmiştir. İlk olarak doğru pazar araştırması yapılmalı ve hedeflenen pazara uygun ürünler üretilmelidir. Bunun yanında girişimcinin hiçbir şeyi göz ardı etmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Girişimci, şirket içerisinde belirli bir iş tanımıyla bağlı olan kişi değil şirketin kendisidir. Her sorumluluğu her an alabilmelidir. Son olarak girişimlerin hızlı büyüdüğüne ve sıkı bir takım çalışmasıyla eksikliklerin kapatılmasına vurgu yapmıştır.

Birçok Türk girişimci de toplumda yanlış algılanan start-up ekosistemine vurgu yapmaktadır. Amazon şirketinin 29 yaşında olduğunu ve halka açılana kadar hiç kâr etmediği; bunun yanında da Netflix’in 2007-2008 yılından itibaren piyasada olmasına rağmen halen zarar ettiği yer yer farklı platformlarda dile getirilmektedir. Özetlemek gerekirse, aslında girişimlerin doğasında zarar etmek vardır. Yatırımcılar bu noktada devreye girmek için bulunurlar. Girişim az önce Patel’in de bahsettiği gibi çok hızlı ve aralıksız büyümelidir bunun için de işin mahiyeti gereği zarar edecektir.

Girişimciliğin ne olduğunu ele aldıktan sonra, biraz da moda kavramının bu sektör içerisinde edindiği yere bakmakta yarar olduğunu düşünmekteyiz. Küresel moda endüstrisinin değeri, 3 trilyon dolardır. Aşağıdaki grafikte sektörün lider marketleri ve mali hacimleri belirtilmiştir. Bunun akabinde, moda sektörünün birkaç ülke pazarı içerisindeki yerini belirtmekte yarar vardır. 66 milyon nüfuslu Fransız ekonomisi içerisinde moda sektörü 43 milyar dolarlık bir hacme sahiptir ve 340 bin istihdam moda sektörü tarafından sağlanmaktadır. Alman ekonomisinde modanın yeri ise 83 milyar dolar ile sabittir ve 340 bin insan istihdam edilmiştir. Son olarak da Birleşik Krallık verilerine bakarsak, krallık içerisinde moda endüstrisinin market hacmi 94 milyar dolardır ve 555 bin insan bu sektörde çalışmaktadır.

Son olarak, tüm sektörler gibi moda endüstrisi de 2020 yılının başından beri COVID-19 pandemisinin etkisi altındadır. Öncelikle global tekstil üretiminin ve ihracatının kalbi sayılan Çin, Aralık 2019’daki koronavirüsün ortaya çıkmasıyla pandemi merkezi durumuna gelmiştir. Bu nedenle karantina, sokağa çıkma yasağı gibi bir dizi önemlerin alınmasıyla ve tekstil fabrikalarında çalışan kişilerin hastalanmalarıyla da ihracat rakamları düşmüştür. Çin’in en büyük hazır giyim ihracat müşterisi olan ABD’ye gerçekleştirdiği ihracat Şubat 2020’ye gelindiğinde %21.3 oranında düşmüştür. Aynı zamanda birçok marka, üretimleri için Çin’den ziyade farklı ülkeleri seçmeye başlamıştır. Yıl içinde tekstil ihracatı konusunda yaşadığı düşüşü Çin 2020 yılında fiyatlarını düşürerek aşmaya çalışmaktadır; Çin diğer Asya ülkelerine göre %30 daha uygun fiyat sunmaktadır. Konuyu markalar açısından inceleyecek olursak, mağazası bulunan hemen hemen her moda markasının 2020 yılında koronavirüs nedeniyle kepenk kapattığına şahit olduk. Ne yazık ki G Star Raw, J.C.Penny, Neiman Marcus, Century 21, Aldo gibi moda ve tekstil sektöründe yer alan birçok perakende markası koronavirüsün yol açtığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle iflas bayrağını çekti. Sermayelerinin güçlü olduğunu düşündüğümüz bu büyük şirketler koronavirüsün yol açtığı sıkıntıları aşamazken, şüphesiz daha küçük ölçekli girişimci markaları ve moda start-upları da oldukça zor zamanlar geçirmişlerdir. Bu noktada, İstanbul ve Miami merkezli moda yönetimi şirketi Brandcared de geçtiğimiz aylarda Brand Intensive Care Program isminde global bir destek programı başlatarak on farklı moda girişimine Strateji, Hukuk, Finans ve İletişim alanlarında danışmanlık vererek bu alandaki eksiklikleri ve sıkıntıları tespit etmiştir. İlerleyen dönemde dünya ekonomilerinin küçülmesiyle, girişimciliğin moda sektörü üzerindeki yansımalarını inceleyerek, COVID-19 pandemisinin yol açtığı ekonomik sıkıntının verilerine ulaşabileceğiz.


İçerik: Nejat Güvensoy

İçeriği beğendiniz mi?

tr_TRTR

Moda

Hukuku

Eğitimleri

Başlıyor.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Sign up for our Newsletter

iPhone

Lorem ipsum dolor sit amet

MacBook

Sed do eiusmod tempor incididunt

iPad

Tempor incididunt ut labore et dolore